"Merak ediyorum: Ya ölüm acıya son vermiyorsa? Nasıl bilebiliriz bunu? Ya durum düzelmiyorsa? Ya ölüm bir kaçış değilse? Ya kurtçuklar kemirmeye devam ediyorsa ve hâlâ hissedebiliyorlarsa?"
"İntihar, akla düşen bir damla asittir. Onunla yıkanmasını bilmeyen delik deşik olur ve erir. Bu yüzden intiharın eşiğinden dönen yoktur. Oraya bana orada yaşar. Oraya varan orada ölür. Şimdi sen de o eşiktesin. O eşiğin altında. Ölene kadar. Korkma,sağlamdır yerin. Üstüne gökyüzü çökse,yıkılmaz zihnin. Çünkü durduğun yerde, umursamayacaksın insanlığı.Ama unutma,tırnağın kırılsa mermirle dolduracaksın ağzını."
"Ben içinde karanlığın ağır bastığı bir çocuktum. Karanlık basınca kendini tanıyamayan bir çocuk. Düzenli ve öngörülebilir hayatın bana sunduğu hiçbir şeyi kendime yakıştıramadım. *Adını koyamadığım bir duygu vardı içimde. Parçalama ve parçalanma duygusu. Gitmek istiyordum. Hayatın sonuna kadar gitmek.*"