Tuğçe Çinko

Tuğçe Çinko
@tugcecinko
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2022 00:00
"Yabancı" okuduğum ilk Albert Camus eseri. İlk bir kaç sayfada derin anlamlara düşemeden, ben de kitaba biraz yabancı kalıp biraz garipseyerek devam ettim okumaya. Camus'nun bütün kitap boyunca özellikle Güneş'li sıcak havaya dair yaptığı derin tasvirleri öyle dikkat çekiciydi ki okurken adeta sıcaktan ben de bunaldım. Sonrasında, bay Meursault'un tutuklanması ile kitabın akışı bambaşka bir hal aldı. O'nu anlamaya, belki biraz da acımaya başlamıştım büyük günden önce konuştuğu rahip gibi. Ne diyebilirim ki Mösyö Meursault; sizin için gerçekten üzgünüm ama insan işte eninde sonunda her şeye alıştığı gibi buna da alışıyor. Bundan sonra ben başka bir Camus eserini daha hayatıma katacak fakat sizi de hiç unutmayacağım. Hem unutmak için de bir sebep göremiyorum. Son olarak, kitabı okuduktan sonra araştırdığım Albert Camus'nun Nobel konuşmasına denk geldim ve bu konuşma yazara bir kez daha saygı duymamı sağladı. Siz de dinlemek isterseniz buradan ulaşabilirsiniz: youtube.com/watch?v=cskvbTt... Sevgiler,
1000Kitap
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2018 1. kitabı
Ana karakterimiz 17 yaşındaki Holden Caulfield’in okuldan ayrıldıktan sonraki birkaç gün içerisinde yaşadığı olayları, sık sık iç sesiyle yorumlayarak, okuyucuya aktarması üzerine geçen bu kitaptaki en sevdiğim diyalog ile başlamak istiyorum: “Hayat, tabii ki bir oyundur, evladım. Hayat, kurallara göre oynanması gereken bir oyundur.” “Evet, efendim. Öyledir, biliyorum.” Oyunmuş kıçımın kenarı. Oyun, öyle mi? Tüm asların bulunduğu takımdaysan, oyun o zaman, tamam; kabul ederim. Ya öteki takımdaysan, as oyuncu filan yoksa, oyunla ilgisi kalır mı bunun? Hiç yani. Yok oyun moyun. Bir kitabı, filmi, diziyi ya da bir sanat eserini sevmemizin en büyük nedeni onda kendimizden bir şeyler bulmamızdır. Bu; etrafımızdaki bir kişi, geçmişte yaşadığımız bir olay, içimizde bastırdığımız bir duygu ya da belki karakterler için empati yapmamız olabilir. Holden Caulfield tam anlamıyla iyi kalpli bir baş belası ergendir. Bütün kitap boyunca, mükemmel gözlem yeteneğine sahip, aslında haylaz olmasına rağmen ilgi alanına göre okuyan, araştıran bu çocuğun, sadece birkaç gün içinde başına gelenleri detaylı bir şekilde okumak yazarın samimi dili sayesinde asla sıkıcı olmamaktadır. Okurken çoğu kez düşündüğüm acaba ileride bir oğlum olsa, ergenlik çağında nasıl iletişim kurar, O’nun hayata bakışını nasıl öğrenirdim olduğu için bence kitabı sadece “Sürekli aynı kelimeler geçiyor, çok sıkıcı, gitmiyor gibi” eleştirmek haksızlık olur. …”Ben böyle şeyleri pek sallamam, ama birileri bana yaşıma uygun davranmam gerektiğini söylediğinde canım sıkılır.” Eminim buna hepimizin canı sıkılır :) Neticede biraz önyargısız olabilirseniz başlayınız efendim. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,3bin okunma