"Yabancı" okuduğum ilk Albert Camus eseri. İlk bir kaç sayfada derin anlamlara düşemeden, ben de kitaba biraz yabancı kalıp biraz garipseyerek devam ettim okumaya.
Camus'nun bütün kitap boyunca özellikle Güneş'li sıcak havaya dair yaptığı derin tasvirleri öyle dikkat çekiciydi ki okurken adeta sıcaktan ben de bunaldım. Sonrasında, bay Meursault'un tutuklanması ile kitabın akışı bambaşka bir hal aldı. O'nu anlamaya, belki biraz da acımaya başlamıştım büyük günden önce konuştuğu rahip gibi.
Ne diyebilirim ki Mösyö Meursault; sizin için gerçekten üzgünüm ama insan işte eninde sonunda her şeye alıştığı gibi buna da alışıyor. Bundan sonra ben başka bir Camus eserini daha hayatıma katacak fakat sizi de hiç unutmayacağım. Hem unutmak için de bir sebep göremiyorum.
Son olarak, kitabı okuduktan sonra araştırdığım Albert Camus'nun Nobel konuşmasına denk geldim ve bu konuşma yazara bir kez daha saygı duymamı sağladı. Siz de dinlemek isterseniz buradan ulaşabilirsiniz:
youtube.com/watch?v=cskvbTt...
Sevgiler,