Kitap tam olarak olması gerektiği gibiydi. 600 sayfalık gerilim-polisiye türü romanlara alıştığımdan bazen bana yük gibi geliyordu. Bu kadar uzun kitaplar içeriğinde illaki aşılması gereken çok fazla engel barındırıyor. Bu yüzden başlamadan önce sürece hazır olduğumdan emin olmadan başlarsam yarım bırakmaktan korkarım. Ama bu kitap bir cinayet soruşturması için tam kararındaydı.
*BU KISIM SPOİLER İÇERİYOR*
Yine anlatıldığı kadar ürpertici olduğunu düşünmüyorum. Ama ciddi derecede merak uyandırıcıydı. Üstelik nedensizce CC ve Moore arasındaki ilişkiye kanım çok kaynadı, Aziz Thomas tam da kurgulandığı gibi kitabın sınırlarını aşan derecede güven veren biriydi bence. İlk temasında kendimi CC kadar rahatlamış ve güvende hissetmişimdir belki de. Finaldeki gazete küpürünü okuduğumda da çok mutlu oldum.
Okuma boyunca bir süre katilin kadın olduğunu düşünmüştüm, bunun üzerinde hiç durulmamış olmasına şaşırdım (çünkü katilin tecavüz ettiğini değil, tecavüze uğramış kadınları temizleme niyetinde olan bir psikopat olduğuna inanmıştım). Kitapta buna hiç ihtimal bırakılmamış. Bir de kurbanların farklı hastanelerden olmasına rağmen hepsi için laboratuvar testi yapılacağından tüm hastanelere hizmet veren bağımsız bir laboratuvarda çalışan biri olabileceğini tahmin etmiştim. Benzer bir sonuç görünce sevinmedim diyemem :)
Güzel bir okumaydı, vaktim boşa gitmediğinde kendimi çok iyi hissediyorum.