Tuğçe Demir

Tuğçe Demir

, bir kitap okudu
Puan vermedi·68 syf.·
10 saatte okudu
·
2021 19. kitabı
Stefan Zweig
7.6/10 · 266,7bin okunma
Reklam
Ama sen de onun sana her dediğini, her yaptığını, nasıl ince ince anımsıyorsun ya! Onun haksızlıkları senin duygularının üzerinde ne derin izler bırakmış! Oysa ben duygularımın üzerinde böyle bir iz taşımıyorum. Yengenin kötülüğünü, bunun sende uyandırdığı ateşli öfkeyi unutabilsen daha mutlu olmaz mısın? Bence yaşam çok kısa. Günlerimizi kin gütmekle, bize yapılan kötülüklerin çetelesini tutmakla geçirirsek çok yazık! Bu dünyada hepimizin, her birimizin bir sürü kusuru olduğu su götürmez. Ama, bir gün gelecek, umarım yakında bir gün, bu kusurları ölümlü bedenlerimizde bırakıp sıyrılacağız. Bu et yüküyle birlikte bütün günahlarımız, bayağılıklarımız üzerimizden düşecek. geriye ruhun kıvılcımı kalacak yalnız... Elle tutulmayan yaşam özü; Tanrı'dan koptuğu zamanki kadar saf, gene geldiği yere dönecek. Belki de insandan daha yüksek bir varlığa ruh verecek bu kez. Belki basamak basamak yükselecek, bir zamanlar soluk insan ruhunu oluşturan bu öz, sonunda, meleklerin parıl parıl ruhları olarak yükselecek. Bunun tersi olması, yani Tanrı'dan kopan yaşam özünün insan ruhundan canavar ruhuna inerek soysuzlaşması olamaz değil mi? Yok, yok, inanmam ben buna. Benim bambaşka bir inancım var. Kimse öğretmedi bu inancı bana, ben de kimseciklere söylemem; ama dört elle sarılırım ona... Onda huzur bulurum; çünkü her şeye umut kaynağıdır bu inanç. Ölümü bir boşluk, bir korku kaynağı olmaktan çıkarır, bir huzur kaynağı, yüce bir yuva yapıp çıkar. Hem sonra bu inanç sayesinde ben suçlu ile işlediği suçu öyle güzel ayırt edebilirim ki! İşlenen suçtan nefret etsen bile suçluyu yürekten bağışlayabilirim. Bu İnanç sayesinde öç alma isteği duyup da tedirgin olmam. Kötülük bulmak pek o kadar ağrıma gitmez, haksızlığa uğramak beni içimden yıkmaz. Ben hep gözlerimi bu ömrün sonuna dikmiş
Can Yayınları·Kitabı okudu
Puan vermedi·72 syf.··
2021 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2021 23:16
Salgın filmleri sevenler için aynı tadı veren 61 sayfalık çok hoş bir kitap. 1910 yılında yazılmış, ama baskıyı koronadan sonra yapmışlar. Korona sonrası Türkçeleştirilmiş de olabilir. Anı kitabı okur gibiydi, koronadan ve süreç içindeki kanıksadığımız şeylerden dolayı. Film tadı verecek kadar da sade dilliydi. Jack London'dan okuduğum 3. kitap 3te 3 yani... Çevirmen (Levent Cinemre) de dipnotları arka sayfaya koyarak detaylı açıklamalar yapıyor, farklı bilgiler veriyor bu bakımdan da ufkumuzu genişletiyor.
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,8bin okunma