Zaman zaman kendimi bir müze bekçisi olarak görüyorum, kimsenin uğramadığı devasa boş bir müze bu; ve bu müzeye kimse için değil, sadece kendim için bekçilik ediyorum.
"Bilmiyorum, bazen yüreğimde sert bir kabuk olduğunu düşünüyorum. Hiçbir şey o kabuğun içine giremiyor sanki. Birini gerçekten sevebileceğimden şüphe duyuyorum."
" İsterim ki beni hep hatırlayasın. Benim yaşadığımı ve böyle, senin yanı başında durduğumuz hiç unutma isterim. "
...
" Beni unutmayacağına söz veriyorsun değil mi?" diye kulağıma fısıldadı.
"Seni hiç unutmayacağım." dedim. "Seni unutmam inkânsız."
Gene de, anılar gitgide soluklaşıyor ve ben de daha şimdiden birçok şeyi unuttum.
Ne fazladan bir tane daha insan tanımak istiyorum ne de kendimi o insana tanıştırmak. Sonu yazılmış bir hikayenin, rolünü oynamaktan usanmış oyuncusuyum.