Bütünlük, ölüme rağmen hayatın değerini onaylama, kişinin kendi yaşamının sonlu sınırlarıyla insanlık durumunun trajik sınırlamalarını barıştırma ve ümitsizliğe kapılmadan bu gerçeklikleri kabul etme kapasitesidir.
Farkındalığı silmek ve inkarı beslemek, genelde hayatta kalmak için zorunludur ama bunun bedeli kim olduğunuzun, ne hissettiğinizin, neye ve kime güvenebileceğinizin izlerinin silinmesidir.
Geçmiş yalnızca, zihinlerinde ve masum olayların yanlış yorumlanmasında değil aynı zamanda varoluşlarının özünde; bedenlerinin güvenliğinde de etkilerini göstermektedir.