Dünyayı görüp tanıdıkça hoşnutsuzluğum artıyor. İnsanların içyüzünün nasıl hiç göründüğü gibi çıkmadığını, iyi ya da akıllı gibi görünenlere bile nasıl hiç güven olmadığını her gün daha açıkça anlıyorum.
"Kim sineye çeker kırbacını zamanın?
Kim katlanır zorbanın zulmüne, kibirlinin
Küstahlığına, aşkın hor görülmesine, yargıdaki acze,
Yetkinin kötüye kullanılmasına
Vefanın satılık olmasına? Kim direnir
Basit bir hançerle huzura kavuşmak varken?
Kim katlanır bunca yüke
Ölüm sonrası ürkütmese?
Gidenin dönemediği meçhul ülke...
Bilinç işte böyle korkak eder bizi;
Bilinen illeti yeğleriz meçhule."
Dünyada sadece tek bir varlığı sevmek, onu bütün kalbiyle sevmek ve karşınızda durup size bakar, cevap verir, konuşurken sizi tanımadığını fark etmek! Sadece onun tesellisine ihtiyaç duymak ve bunu yapması gerektiğinden habersiz olan tek kişi olduğunu anlamak.