eylül sadece bir yasak aşk hikayesi değil karakterlerin iç dünyalarındaki fırtınaların vicdan azaplarının ve toplumsal baskının kağıda dökülmüş hali kitap olay örgüsünden ziyade karakterlerin ruh hallerine odaklanarak okuyucuyu karakterlerin zihinlerinde bir yola çıkarıyor yasak aşk deyince akıllara çok başka şeyler gelebiliyor ama burda tamamen fiziksel bir temas olmadan ruhları birbirine düğümlenmiş iki insandan bahsediyor bize suat sadakat ile duyguları arasında sıkışmış ağır ahlaki sorumluluğu omuzlarında taşıyan bir kadın necip arkadaşına olan bağlılığı ile suata duyduğu derin hayranlık arasında ezilen biri süreyya hayatın zevklerine odaklanmış karısının ve arkadaşının iç dünyasındaki fırtınadan habersizdir kitabı okurken imkansızlığın ağırlığını eylülün kasvetli havasında öyle bir hissediyorsunuz ki sonu beni ağlatmıştı