Balık olacağım ben, duyuyor musun dede, balık olacağım ve yüzüp gideceğim buralardan..."
Anne babası tarafından terkedilmiş, dedesi ile yaşayan 7-8 yaşlarında küçük bir çocuğun kısa süren ama efsaneye dönüşen hüzünlü hikayesi.
Bu çocuğun kitapta adı bile yok. Sadece çocuk. Yalnız ve hayalperest bir çocuk. Dedesi, onu sevmeyen ninesi, çocuğu olmayan halası ve halasının kötü kalpli eşi ile yaşamaktadır . Dedesi dışında kimse onunla ilgilenmemektedir. Bu yüzden dedesinin anlattığı efsanelere inanmaktadır. Yalnız olduğu için doğadaki her şeye; ota, ağaca, taşa, çantasına isimler takıp, onlarla konuşup, oyunlar kurmaktadır. Tek oyuncağı eski bir dürbündür. Dürbünle Isık- Göl 'e bakıp, geçen beyaz gemileri izlemektedir. Bir gün balık olup , yüzerek o beyaz gemiye ulaşmayı hayal etmektedir.
Bakalım hayallerini gerçekleştirebilecek mi "Merhaba Beyaz Gemi, ben geldim." diyebilecek mi
Yalnız ve arkadaşsız bu küçük çocuğun yaşadıklarını ve destansı hikayesini merak ediyorsanız mutlaka okuyun derim.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Zorbalar hayvanlar gibidir. Korkunun kokusunu alırlar. Bu yüzden korkunu gizlemelisin. Benim yaptığımı yap. Dik durup biraz ses çıkar. Havlayan köpek ısırmaz derler ya, sen de sadece biraz gürültü yap işte. Böylece zorbaları başından defedebilirsin. Korkunu gerçekten yenene kadar numara yap."