Antropolog Marvin Harris tarafından yazılmış bu kitap, kültürel davranışların ve inanç sistemlerinin nedenlerini materyalist bir bakış açısıyla açıklamaya çalışır. Kitabın içeriğini genel olarak; Hindistan’da İnek Tapınması, Yahudilik ve İslam’da Domuz Yasağı, Savaş ve Şiddetin Kültürel Kökenleri ve Cadı Avları ve Orta Çağ Engizisyonu olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır.
Bu bölümleri incelenecek olursak:
Harris, Hindistan’da ineklerin kutsal kabul edilmesini dini veya mistik bir inançtan çok, ekonomik ve ekolojik nedenlere dayalı bir strateji olarak açıklar. Ona göre, Hindistan’daki inek tapınması aslında uzun vadeli tarımsal sürdürülebilirliği korumaya yönelik bir kültürel mekanizmadır. İnekler, Hindistan’daki tarım sisteminde kritik bir role sahiptir çünkü öküz üretirler. Öküzler, tarlaları sürmek ve tarımsal üretimi devam ettirmek için gereklidir. Eğer inekler kesilirse, yeni öküzlerin doğması ve tarıma katkı sağlaması zorlaşır. Hindistan’da insanların beslenme düzeni büyük ölçüde vejetaryen veya tahıl ağırlıklıdır. İnek eti yerine bitkisel kaynaklar, süt ve süt ürünleri tüketilir. Bu da ineği kesmek yerine ondan uzun vadeli faydalanmayı daha mantıklı hale getirir. İnek dışkısı, Hindistan’da gübre ve yakıt kaynağı olarak kullanılır. Bu, tarımın devamlılığı için gereklidir ve enerji kaynağı olarak da işlev görür. Hindistan sık sık kuraklık ve kıtlık yaşayan bir bölgedir.
Eğer insanlar inekleri kesmeye başlarsa, kıtlık sonrasında tarıma dönüş daha zor olur çünkü tarımı sürdürecek öküzler kalmaz. Bu yüzden ineklerin kutsallaştırılması, insanları kıtlık dönemlerinde bile onları kesmekten alıkoyan bir kültürel sigorta sistemi oluşturur. Sonuç olarak Harris, Hindistan’daki inek tapınmasının, yalnızca dini bir inanç değil, tarımsal ekonominin sürdürülebilirliği için