N E S İ B E

N E S İ B E
@turuncnesibe
Psikolojik Danışman
64 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·325 syf.·
2024 6. kitabı
Algernon'a Çiçekler, Daniel Keyes imzasıyla, okurun zihnine değil doğrudan kalbine dokunan kitaplardan biri. Açıkçası benim için de çok beğendiğim ve çevremdekilere gönül rahatlığıyla önerdiğim eserler arasında yerini aldı. Kitap, yalnızca bir karakterin zihinsel değişimini anlatmakla kalmıyor; insan olmanın kırılganlığını, kabul görme ihtiyacını ve sevginin ne kadar temel bir duygu olduğunu da çarpıcı bir şekilde hissettiriyor. Okurken, aslında kendi hayatımızda hiçbir derdimiz yokmuş gibi bir kenara çekilip, bir başkasının acısına ortak oluyoruz. Bu yönüyle oldukça etkileyici ve sarsıcı. Ancak kitapla ilgili en belirgin eksik olarak hissettiğim nokta şu: Hikâye belli bir noktadan sonra sonunun nasıl şekilleneceğine dair güçlü ipuçları veriyor. Bu da ister istemez okuma sürecindeki o ilk merak duygusunu ve heyecanı biraz gölgeliyor. Okur, artık “ne olacak?” sorusundan çok “nasıl olacak?” sorusuna yöneliyor ve bu durum, özellikle son bölümlerdeki etkiyi bir miktar zayıflatıyor. Yine de bu öngörülebilirlik, kitabın duygusal yoğunluğunu tamamen gölgelemiyor. Çünkü Algernon’a Çiçekler, gücünü olay örgüsünden çok hissettirdiklerinden alan bir eser. Finali tahmin etseniz bile, o sona tanıklık etmek kolay olmuyor. Sonuç olarak bu kitap; eksiklerine rağmen derin bir iz bırakan, düşündüren ve en önemlisi hissettiren bir hikâye. Okuduktan sonra uzun süre etkisinden çıkılamayan, insanın içini sessizce sızlatan nadir eserlerden biri.
1000Kitap
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·192 syf.·
2025 14. kitabı
Bekle Beni, Zülfü Livaneli gibi güçlü bir kalemin imzasını taşıdığı için ister istemez büyük beklentilerle başladığım bir eser. Ancak ne yazık ki bu beklentimi karşılamakta zorlanan bir kitap olarak kaldı. Livaneli’nin daha önceki eserlerinde sıkça karşılaştığım o derinlikli anlatım, katmanlı karakterler ve okuru içine çeken sürükleyicilik bu kitapta yerini daha yüzeysel bir anlatıma bırakmış gibi görünüyor. Hikâye akışı yer yer durağanlaşırken, dilin sadeliği bu kez bir avantaj olmaktan çıkıp metni basitleştiren bir unsura dönüşüyor. Okur olarak Livaneli’den beklenen; merak uyandıran olay örgüsü, güçlü duygusal geçişler ve çarpıcı final etkisi. Ancak Bekle Beni, bu anlamda daha silik bir izlenim bıraktı. Karakterlerin derinleşememesi ve olayların yeterince yoğunlaşmaması, kitabın akıcılığını da zedeleyen başlıca unsurlar arasında. Elbette kitap tamamen değersiz değil; yer yer yazarın ustalığını hatırlatan cümleler ve anlamlı tespitler mevcut. Ancak genel tabloya bakıldığında, bu eser Livaneli’nin güçlü edebi kimliğini tam anlamıyla yansıtan bir çalışma olmaktan uzak kalıyor. Sonuç olarak Bekle Beni, büyük bir yazarın kaleminden çıkmış olmasına rağmen, beklentinin gölgesinde kalan; daha sade, daha yüzeysel ve alışılmış Livaneli çizgisinin gerisinde bir eser olarak değerlendirilebilir.
1000Kitap
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,1bin okunma
Puan vermedi
Şeker Portakalı benim için bir kitaptan çok daha fazlasıydı. Okurken sadece bir hikâyeye tanıklık etmedim; sanki bir çocuğun kalbine dokundum, onunla birlikte incindim, onunla birlikte büyüdüm. Zeze… Onu anlatmak aslında çok zor. Çünkü o sadece bir karakter değil, içimizde bir yerlerde hâlâ yaşayan o kırılgan, saf ve anlaşılmayı bekleyen çocuk. Sayfalar ilerledikçe Zeze’nin yalnızlığı, sevgisizliği ve buna rağmen içinde taşıdığı o inanılmaz sevgi kapasitesi insanın kalbine ağır ağır yerleşiyor. Öyle ki bazı anlarda kitabı kapatıp derin bir nefes alma ihtiyacı hissediyorsun. Bu kitabı okurken en çok hissettiğim şey şuydu: Keşke Zeze gerçek olsaydı. Karşımda bir vücuda bürünseydi de ona sımsıkı sarılsaydım. Ona, her şeyin geçeceğini, aslında ne kadar değerli olduğunu fısıldasaydım. Belki de bu his, kitabın en güçlü yanı; çünkü bir kurgu karakter için böylesine derin bir şefkat hissetmek, yazarın ne kadar gerçek bir dünya kurduğunu gösteriyor. José Mauro de Vasconcelos öyle yalın ama öyle etkileyici bir dil kullanmış ki, okurken süslü cümlelere değil, doğrudan kalbe dokunan duygulara maruz kalıyorsunuz. Bu sadelik, hikâyeyi daha da sarsıcı kılıyor. “Şeker Portakalı” bana çocukluğun her zaman masumiyetle değil, bazen derin acılarla da yoğrulduğunu hatırlattı. Ama aynı zamanda, en zor şartlarda bile sevmenin ve hayal kurmanın insanı nasıl ayakta tuttuğunu da… Kısacası bu kitap, sadece okunup rafa kaldırılacak bir hikâye değil; içinizde bir yere yerleşen, zaman zaman kendini hatırlatan bir his. Ve ben, Zeze’yi hiç tanımamış olmayı değil… onu tanımış olmayı, onunla aynı dünyada bir süre de olsa yaşamış olmayı seçerim.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,1bin okunma
Puan vermedi·272 syf.·
2025 4. kitabı
Kelebek Zihinli Çocuk, bir psikolojik danışman olarak okumaktan hem mesleki hem de kişisel anlamda büyük keyif aldığım kitaplardan biri oldu. Victoria Williamson, farklılıkların anlaşılması ve kabul edilmesi konusunu oldukça hassas ve etkileyici bir bakış açısıyla ele almış. Kitap, özel gereksinimli çocukların iç dünyasını anlamaya yardımcı olan güçlü bir empati alanı oluşturuyor. Okurken hem danışanların yaşadığı duyguları daha derin kavrama fırsatı buldum hem de ailelerin ve çevrenin bakış açısını sorgulama imkânı yakaladım. Bu yönüyle mesleki farkındalığımı destekleyen değerli bir eser oldu. Anlatım dili oldukça akıcı, sürükleyici ve anlaşılırdı. Hikâye ilerledikçe karakterlerle bağ kurmak kolaylaşıyor ve okuyucu kendini olayların içinde hissedebiliyor. Özellikle duyguların sade ama etkili bir şekilde aktarılması kitabın etkisini artırıyor. Sadece mesleki açıdan değil, insani ve duygusal açıdan da önemli kazanımlar sağlayan, farklılıkları kabul etmenin ve anlamanın değerini hatırlatan anlamlı bir okuma deneyimi sundu.
Duygu ve Düşünce
Kelebek Zihinli ÇocukVictoria Williamson · Timaş Yayınları · 20241,832 okunma
1/10
·212 syf.·
2025 8. kitabı
Tarla Kuşu benim için okuması zor ilerleyen bir kitap oldu. Dezso Kosztolanyi’nin anlatım dili edebi açıdan güçlü olsa da hikâyeyle bağ kurmakta zorlandım. Kitap boyunca olayların akışı bana dağınık ve durağan geldi. Karakterlerin duyguları ve yaşananlar derin anlatılmak istenmiş gibi hissettirse de bu derinliğin içine giremedim. Hikâyenin temposu düşük kaldığı için merak duygusu oluşmadı ve olay örgüsünü anlamlandırmak benim için oldukça güçleşti. Okurken beklenti oluşturamayan, sürükleyiciliği düşük ve bende iz bırakmayan bir okuma deneyimi oldu. Farklı bir anlatım tarzı arayanlar için ilgi çekici olabilir ancak benim okuma zevkime çok hitap etmedi.
Duygu ve Düşünce
TarlakuşuDezso Kősztolányi · Telemak Kitap · 2025401 okunma