Bir şeyler oluyor.
Sadece bu kadarını söyleyebiliyorum. Kelimelerin narin boyununa yapışıp, içlerinde taşıdıkları aydınlatıcı ışığı kusuncaya kadar onları hırpalayan, zarif parmaklarını teker teker kırıp, sonra da hiçbir şey olmamış gibi cansız bedenlerini bir duvarın dibine fırlatan adamlarla kıyaslarsak, bu cümlenin az olduğunun farkındayım.