10/10 içerik.
aradan geçen koca bir asra rağmen güncelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş bir başyapıt. daha sonra Orwell'in kaleme alacağı "Bütün hayvanlar eşittir. Ama bazıları diğerlerinden
Zebercet ile geçtiğimiz yıl Beyoğlu Sineması'nda tanışmıştım ve bir sene sonra kitabı elime aldığımda uyarlama film sorunsalından kaynaklı kendisinin tasviriyle alakalı aklımda birtakım şüpheler vardı. Fakat kitabın her sayfası ve her bir satırında Macit Koper'in ne kadar doğru ve yerinde bir tercih olduğunu çok daha iyi kavradım.
Bu bağlamda kitaptan ayrı olarak Macit Koper'i muhteşem oyunculuğu ve en çok da Ömer Kavur'u, metne sonuna dek sadık kalarak çıkardığı işten dolayı canı gönülden tebrik etmek gerektiğine inanıyor; kitabın düşünmeye sevk ettiği herkesi de filmine bir şans vermeye davet ediyorum.
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma
Çok az dostluk biliyorum, doğru zamanda okunan kitap ile okuru arasındaki bağ kadar güçlü olan. Bu kitaba da soğuk bir ekim gecesi, çok da ayık sayılmayan bir kafayla ve o kafada binbir çeşit soruyla başlamak yakışırmış zaten.
Kendini entelektüel zanneden herkes için bir başucu kitabı. Doğruları ve yanlışlarıyla her yeni Edward Said okuması, insanın kendine yapacağı bir başka iyilik.
EntelektüelEdward Said · Ayrıntı Yayınları · 20111,185 okunma
Değersiz Bir Hayat, nereden baksan üç-dört yıldır okuduğum en hayatın içinden metinlerden biriydi.
Bu kadar duyguyu birbirine karıştırıp, yine de prensipler çerçevesinde gelişen böylesi realist bir eser sunabildiği için yazarı ayakta alkışlıyorum: Özellikle son yıllarda hem yurtiçi, hem de yurt dışında gelişen ve ne yazık ki gelişmeyi durdurmayan, hayatı hiç olmadığı gibi resmeden, buna rağmen ısrarla “hayatın içinden” olduğu izlenimi verilen ve okur kitlesini, bununla beraber kitap sektörünü de entelektüel anlamda gün geçtikçe daha da zayıflatan wattpad- ya da popüler tanımıyla “çöp edebiyatı” arasında, aşağı yukarı aynı temaları (aşksa aşk, dostsa dostluk, sexsse sex, mental çöküşse mental çöküş, toksik erkeklikse toksik erkeklik, kavga gürültüyse kavga gürültü) işliyor olmasına rağmen, bu kadar özgün -ve çoğu yönden de öğretici- bir anlatı çıkarabilmek herkesin harcı değil, kabul etmek gerek.
Okuması zor bir metin olduğunu belirtmekte ayrıca fayda görüyorum, dengesiz bir kafayla okunacak türden bir kitap olmadığı gibi, üzerinden belli bir süre geçtikten ve bazı yaşların beraberinde getirdiği belli şahsi muhasebeleri kapattıktan sonra, farklı bir kafayla yeniden okunması gerektiğini düşündüğüm bir kitap.