Önemli biri dünyaya bir düşünce getirdiğinde, bu düşünce hemen, benimseme ile benimsememeden oluşma bir dağıtım sürecinin pençelerine düşüyor; önce hayranlar, bu düşünceden işlerine geldiği gibi büyük parçalar kopartıyorlar ve ustalarını, tilkilerin bir leşi midelerine indirmeleri gibi yalayıp yutuyorlar, ardından aynı düşüncenin karşıtları daha zayıf kısımları ortadan kaldırıyorlar ve kısa süre sonra hiçbir edimden geriye düşmanların da dostların da işlerine geldiği gibi yararlandıkları bir özdeyişler dağarcığından başkaca bir şey kalmıyor. Sonuç, genel bir çok-anlamlılık oluyor. Arkasına bir Hayır’ın takılı olmadığı hiçbir Evet’e rastlanmıyor. Ne yaparsan yap, lehte en güzel yirmi düşünceye karşılık aleyhte bir yirmi düşünce daha bulabiliyorsun.