10/10
·471 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 14:18
Aklından Bir Sayı Tut | John Verdon Bazı kitaplar vardır; ilk sayfadan itibaren sizi içine çeker, her bölümde yeni bir teori kurdurur ve her teorinizi tek tek çürütür... İşte bu kitap tam olarak öyleydi. Okurken sürekli "Tamam, çözdüm!" dedim. Sonra birkaç sayfa sonra "Yok, hiçbir şey çözmemişim." diye kaldım. Her ayrıntının, her diyaloğun ve her küçük detayın bir anlamı varmış meğer. En sevdiğim yanı ise okuru hafife almaması oldu. Dikkatli okuyanı ödüllendiriyor, ama aynı zamanda zekice yönlendirerek sizi sürekli farklı ihtimallere sürüklüyor. Finale geldiğimde ise gerçekten ters köşe oldum. Aklımdan geçen isimlerin arasında bile olmayan bir sonuçla karşılaştım ve son sayfayı kapattığımda tek düşündüğüm şey şuydu: "Ben bunu nasıl göremedim?" Uzun zamandır okuduğum en sürükleyici gizem kitaplarından biri oldu. Eğer ipuçlarını takip etmeyi, teori üretmeyi ve sayfaları çevirdikçe "Bir dakika..." demeyi seviyorsanız, bu kitap tam size göre.
1000Kitap
Aklından Bir Sayı TutJohn Verdon · Koridor Yayıncılık · 20231,660 okunma
Puan vermedi
Bu kitap sadece görme engelli bir çocuğun hikâyesini anlatmıyor; aslında hepimizin hayatında tuttuğu görünmez ipleri sorgulatıyor. Furkan'ın dünyayı gözleriyle değil, kalbiyle tanıması etkileyici. Özellikle empati duygusunu geliştiren, umut veren ve okura "engel" kavramını yeniden düşündüren sıcak bir hikâye. İpi Sıkı Tut, okurken bana bazen insanın en büyük engelinin fiziksel şartlar değil, başkalarının ve kendi zihninin koyduğu sınırlar olduğunu düşündürdü. Furkan'ın yaşadığı zorluklar karşısındaki kararlılığı, hikâyeyi sıradan bir başarı öyküsünün ötesine taşıyor. Kitap boyunca onun korkularına, hayal kırıklıklarına ve küçük zaferlerine tanık olurken kendimi sık sık "Ben olsaydım ne yapardım?" diye sorguladım. En çok hoşuma giden tarafı, okuyucuya ders vermeye çalışmadan empati kurdurabilmesi oldu. Furkan'a acımak yerine ona hayranlık duyuyorsunuz. Hikâye ilerledikçe, insanın hayat yolunda bazen sadece biraz cesarete ve kendisine inanan birkaç kişiye ihtiyaç duyduğunu hissediyorsunuz. Belki dili çok edebî veya karmaşık değil; ancak samimiyetiyle etkileyen, umut duygusunu canlı tutan ve kitabı kapattıktan sonra da zihinde iz bırakan bir eser. Bana göre asıl mesajı, hayatta ne olursa olsun kendi ipimizi bırakmamamız gerektiği. Çocuklar için yazılmış olsa da yetişkinlerin de kendilerine pay çıkarabileceği türden bir eser. Eğer insan psikolojisini ve karakterlerin iç dünyasını anlatan kitapları seviyorsan, bu hikâyenin duygusal tarafı sana dokunabilir.
İpi Sıkı TutYusuf Yıldız · Nesil Çocuk Yayınları · 202544 okunma
Reklam
Çıtayı (her zaman) yüksek tut.
10/10
·314 syf.··
Beğendi
·
2025 116. kitabı
Küçük insanlar sizi aşağı çekmeye çalıştıklarında, BÜYÜK DÜŞÜNÜN. Küçük insanlarla kavga etmeyi reddettiğinizde kazanırsınız. Küçük insanlarla kavga etmek sizi küçültür. BÜYÜK DÜŞÜNÜN. Sert tepkilerle veya saldırılarla karşılaştığınızı bilin. Bu ilerleyip büyümekte olduğunuzun kanıtıdır. BÜYÜK DÜŞÜNÜN. Kendinize bu saldırgan insanların psikolojik olarak hasta olduklarını hatırlatın. Siz büyük kalın onlara sadece acıyın. Küçük insanların saldırısına karşı bağışıklık kazanacak, etkilenmeyecek kadar BÜYÜK DÜŞÜNÜN. BÜYÜK DÜŞÜNMEK ile büyüklenmemek arasında keskin bir çizgi var. Tam bir başucu kitabı. Tekrar tekrar okunmalı okunmalı.
Alıntı
Büyük Düşünmenin BüyüsüDavid J. Schwartz · Kreatif Yayıncılık · 2013636 okunma
Herman Melville - Moby Dick
Puan vermedi·640 syf.··
2026 17. kitabı
Aslında esere bir romandan ziyade o dönemin balina tanıtım kitabı desem daha yerinde olurdu. Balinaların tarihinin, biyolojik özelliklerinin ve çeşitlerinin ele alındığı kısımların yanında hikayenin kendisi hem sönük hem hacimsiz kalmıştır. Eser balinalarla ilgili İncil ve Kur'an'dan çeşitli kişisel eserlere varan birçok alıntıyla başlar. Anlatıcı eserin baş kahramanı Ishmael'dir. Tam bir klasik özelliği olarak esere hacim yapsın diye tasvir ve tarifler uzun tutulur ancak bunu çok da sıkıcı bir şekilde yapmaz. Denizler ve denizcilikle ilgili döneminin bilinen neredeyse tüm özelliklerini vermiştir diyebilirim. Hâttâ o dönemde çeşitli yanlış balina tasvirleri gerçekmiş gibi kabul gördüğünden dolayı dönemde yaşayıp hiç balina görmeyenler için detaylı bir balina tasviri de yapar. Balinalarla ilgili bir olay geçtiğinde o duruma uygun verilebilecek bir bilgi varsa o dönemki bilgisiyle alıntı yaparak sanki bir dipnot gibi araya sıkıştırır hatta balinanın içini bile tasvir eder. Aslında bunu yaparken balinaları, özellikle de ispermeçet balinasını oldukça över. Eserin yazarı Melville iyi bir Hristiyan'dır, Yunus peygamberin kıssasından bahsederken bunu kendince bilimsel dayanaklara dayandırmaya çalışır ve inanmayanları kınar. Bir kısımda denizciler mürekkep balığı görür ve içlerinden biri "Mürekkep balığı varsa balina da vardır." der. Araştırıldığında bu balinanın temel besin kaynağının mürekkep balığı olduğu görülür yani verdiği bilgiler gerçekten tutarlıdır. Eser aralarında İstanbul'dan, fesli Türk denizcilerden, Osmanlı'dan Tarsuslu Aziz Pavlus'tan, Tatarlardan, Timur'dan bahsedilmesi böylesine meşhur bir klasik olması açısından beni mutlu etti. Davy Jones'tan da bahsedilir. Davy Jones ölen denizcilerin bekçisi ve denizlerin şeytani efendisi olarak adlandırılan mitolojik
Moby DickHerman Melville · Zeplin Kitap · 20207,3bin okunma
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 02:30
SPOİLER İÇERİR! Birinci kural: Kurallara uy. Üçüncü kural: Babagoo her zaman haklıdır. Dördüncü kural: Sadece Babagoo'ya inan. Beşinci kural: Korkunç kulak ver. Altıncı kural: Hiçbir işaretin olmaması bir işaret olabilir Yedinci kural: Asla dolaba dokunma. Sekizinci kural: Binlerce gün Dışarda'n gelmesem bile beni aramaya gelme. Dokuzuncu kural: Açgöz gelince saklan. Onuncu kural: Ortalıkta başıboş dolaşma. On birinci kural: Şişen hayvanlardan uzak dur. On ikinci kural: Asla duvarın üzerine çıkma. On dördüncü kural: Günlük işleri tamamlamak gerekiyor. On beşinci kural: İçeri'yi onun bizi koruduğu gibi koru. On altıncı kural: Bıçağını unutma. Yirmi birinci kural: İçerideki hayvanlara asla zarar verme. Yirmi ikinci kural: Geceleri Yuva'dan çıkmak yok. Yirmi dördüncü kural: Yükseklere çıkma. Yirmi altıncı kural: Tuzakların görünmediğinden emin ol. Yirmi yedinci kural: Kakaları bırak ama onları aynı yere yığma. Yirmi sekizinci kural: Eğer bir Dışarılı seni görürse İçeri'den uzaklaş ve güvende olana kadar saklan. Yirmi dokuzuncu kural: Bir Dışarılı seni yakalarsa boğazını kes, üzerini çöplerle ört. Sonra mümkün olduğu kadar hızlı ve dikkatli bir şekilde İçeri'ye dön. Otuzuncu kural: Buzdolabının kapısını her zaman kapalı tut. Babagoo, Landfill’i Dışarı'daki tehlikelerinden korumak için sert kurallar koyuyor ve ona dışarısı hakkında korkutucu hikayeler anlatıyor. Ancak Landfill büyüdükçe, her çocuk gibi sınırların ötesini merak etmeye, Babagoo’nun otoritesini ve "İçeri'yi ve bizi korumak için söylenen yalanları" sorgulamaya başlıyor. ... Modern dünya bize sürekli tüketmeyi ve eskiyen her şeyi arkamıza bakmadan fırlatıp atmayı öğretiyor. Peki, bizim "çöp" deyip geçtiğimiz o atıklar, bir başkasının tüm evreni olsaydı? Darren Simpson, Çöpçüler romanında tam olarak bu sorunun
ÇöpçülerDarren Simpson · Genç Timaş Yayınları · 2020677 okunma
Puan vermedi·380 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 12:54
Doğrudan Aykut Kocaman'ı anlatmaktan ziyade İstanbulspor'un 2003 yaz kampından 2004 devre arasına kadar yaşadığı süreç anlatılmış. Bu süreçte Aykut hocanın ortaya koyduğu mücadele ile oyuncu grubunun psikolojik ve fiziksel durumunun, yönetimin maddi imkansızlıklarının ve Cem Uzan'dan kaynaklı idari sorunların Aykut Kocaman tarafından nasıl karşılandığı ile ilgili bir kitap olmuş
Kocaman Bir AdamBarış Tut · İthaki Yayınları · 200432 okunma
Reklam
Reklam