Kendisine sorulacak olursa var olmak, Ademoğluna verilmiş baha biçilmez bir fırsat, bir imtiyazdı. Onun için de var olduğu müddetce niçin var olduğunu bilmeli, hele kendisini var edeni mutlaka aramalı, bulmalı ve yoluna canını harcamalıydı. İşte kulağına bu ezel iştirakı, bu ezel sırrı fısıldanmış olan genç kadın, onun için hiçbir güzelliğin gönlünü çelemediği dünyada, dünyanın türlü zevkleri, türlü nimetleri ve türlü alayişi ortasında daima yapayalnız, aşkına aşık, aşkına talip, şeyda, uyanık, garip ve kimsesizdi. Görünüşte ise varlıklı ve debdebeli evinin merkez yerinde, işinin ve çocuklarının başında vazifeliydi.