Nerval’in İstanbul’da iki büyük şaşkınlığı oldu bu anlamda diğer batılı gezginlerle aynı duyguları yaşıyordu: İlki kadınların gündelik hayatla, erkeklerle mesafesi; ikincisi ölümün hayatla mesafesizliği.
Fakat Sinan, mabedi, sanat için yapmamış; sırf Allah’a ibadet ve kulluk etmek, gemilerdeki pusulalar gibi, yollarını şaşırmaktan korkanlara istikamet ümit ve yaşama şevki vermek isteyen bir anlayıştan hareket ederek yapmıştır.
Halbuki dinin, canlı ve aktif hüviyete ve cemiyet bünyesi içinde tarihi-ilahi kudreti ile tasarruf sahibi olabilmesi için onun, çağdaş bilgilerle silahlı bir ilim ve amel kadrosu tarafından haysiyetli ve seviyeli bir alaka görmesi lazımdı.