Tuğçe Başarır

Puan vermedi·288 syf.··
2026 9. kitabı
Kitabı çok çok beğendim. Polisiye gerilimi yalnızca bir "cinayet çözme" hikayesi olarak kurmayan; hafıza, kadınlık, suskunluk ve toplumsal kırılganlıklar üzerinden derinleşen bir roman. Romanın merkezindeki Serin'in ölümü klasik bir gizemden çok herkesin içinde taşıdığı karanlığı görünür kılan bir kırılma noktası gibi ilerliyor. Hikaye boyunca yalnızca "ne oldu?" sorusu değil, "kim neden sustu?" sorusu da büyüyor. Bu yönüyle kitap, polisiye temposunu korurken aynı zamanda toplumsal belleğe ve kadın olmanın kırılganlığına dair güçlü bir metne dönüşüyor. Geçmiş ile bugün arasında gidip gelen anlatı hem merakı diri tutuyor hem de karakterlerin yaralarını daha görünür kılıyor. Özellikle anne-kız ilişkileri ve bastırılmış arzular üzerine kurduğu alt metinler kitabı sıradan bir gerilim hikayesinden ayırıyor. Vedat ve Hale'ye gelecek olursak, yalnızca olay örgüsünü ilerleten kişiler değil suçun, kaybın ve geçmişle hesaplaşmanın farklı yüzlerini temsil ediyorlar. Hale'nin annelikle suçluluk arasında sıkışan hali oldukça çarpıcıyken, Vedat'ın sessizliği ve kendi karanlığı hikayeyi daha güçlü kılıyor..Bitince geriye sadece bir suç hikayesi değil, uzun süre zihinde dolaşan bir his bırakıyor.
Gece UnutkandırZehra Çelenk · Everest Yayınları · 20268 okunma
Reklam
Puan vermedi·81 syf.··
2026 8. kitabı
Dün başladım ve 1 saatte bitirdim. Mide Ağrısı, ilk bakışta sade görünen ama alt katmanlarında yoğun bir duygusal yük taşıyan bir kitap. Ayça Derin Karabulut çocukluk, kadınlık, aile, beden ve kırılganlık gibi temaları çok "bağırmadan" anlatıyor. Kitabın en güçlü yanı da burada başlıyor zaten~büyük cümleler kurmadan insanın içine oturabilmesi~ Kitap yalnızca fiziksel bir his degil; bastırılmış duyguların, söylenemeyenlerin ve taşınan yüklerin metaioru gibi duruyor. Karakterlerin yaşadığı sıkışmışlık hissi okura da geçiyor. Özellikle günlük hayatın sıradan görünen anlarından duygu çıkarabilmesi kitabı etkileyici kılıyor. Okurken bazı satırlar "tanıdık bir huzursuzluk" hissi bırakıyor. Özellikle "Çıt" çok etkiledi beni. Çok çok beğendim, tavsiyedir...
Mide AğrısıAyça Derin Karabulut · Literatür Hayat Yayınları · 2026199 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 16:47
Klinik, Pavel Rankov’un insan psikolojisini, sistem eleştirisini ve bireyin sıkışmışlığını oldukça sade ama etkileyici bir dille anlattığı kısa ama yoğun bir roman. Kitabın en güçlü yanı, açıklamaktan çok hissettirmesi. Olaylar ilerledikçe karakterlerle birlikte okur da neyin gerçek, neyin sistemin dayattığı bir algı olduğunu sorgulamaya başlıyor. Yer yer Kafkaesk bir hava taşıyan roman, bürokrasi, kontrol ve bireyin sıkışmışlığı üzerine ince bir sistem eleştirisi sunuyor. Kitabın sonunda ise gerçekten yalnız kaldığında kendini iyileştirebiliyorsun mesajı hakim
Edebiyat
KlinikPavol Rankov · Dedalus Kitap · 2026626 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 6. kitabı
Bazı insanlar eser bırakır, bazıları ise zamana iz bırakır… Mimar Sinan kesinlikle ikinci türden. Reşad Ekrem Koçu – Mimar Sinan Hayatı ve Eserleri’ni okurken kendimi sadece bir hayat hikâyesinin içinde değil, yüzyıllar öncesinin İstanbul’unda yürüyormuş gibi hissettim. Taşların, kubbelerin ve sessizce yükselen minarelerin aslında ne kadar “canlı” olduğunu fark ettim. En çok da şu his kaldı içimde: Bir insan yaptığı işi bu kadar sabırla, bu kadar incelikle ve bu kadar tutkuyla yaparsa… Ortaya sadece bir eser değil, bir miras çıkıyor. Kısa ama yoğun bir yolculuktu benim için. Sayfalar bitti ama o dingin, zarif his hâlâ benimle.
Mimar Sinan: Hayatı ve EserleriReşad Ekrem Koçu · Doğan Kitap · 202620 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 4. kitabı
Bazen insanın ihtiyacı olan şey büyük değişimler değildir; sadece gecenin sessizliğinde yanında birinin varlığını hissetmektir. Ruhların Sonbaharı, yaş aldıkça büyüyen yalnızlığı ve iki insanın o yalnızlığın içinden birbirine doğru attığı küçük ama cesur bir adımı anlatıyor. Küçük bir kasabada yaşayan Addie ve Louis’nin hikâyesi aslında çok tanıdık: insanın konuşmaya, anlaşılmaya ve birinin yanında sessizce var olmaya duyduğu ihtiyaç. Kent Haruf bu hikâyeyi öyle sade ve sakin bir dille anlatıyor ki, kitabı okurken sanki yüksek sesli bir olay değil; yavaş yavaş büyüyen bir duyguya tanıklık ediyorsunuz. Sade dili, yavaş akan ama insanın içine işleyen atmosferiyle Ruhların Sonbaharı, okurken acele edilmemesi gereken kitaplardan biri. Her sayfa biraz durup düşünmeye, biraz da kendi içimize bakmaya çağırıyor. Bazı kitaplar bitince kapanır. Bazılarıysa bittikten sonra içimizde yaşamaya devam eder. Bu kitap benim için kesinlikle ikinci grupta.
Edebiyat
Ruhların SonbaharıKent Haruf · Dedalus Kitap · 20261,182 okunma
Reklam