Devamlı akan su durduğunda serinliği özlenir, yanan ışık söndüğünde aydınlık özlenir ve insan karısını kaybettiğinde de onu ne kadar çok sevdiğini anlar. Anlayabilmek için en kötüsünün başa gelmesini beklemek ne acı. Neden mutluluğu, ancak çekip giderken çıkardığı sesle taniyabiliyoruz?
Engelli bir çocuğun ölümünün insanı daha az üzdüğünü düşünmemek gerek. Böyle bir çocuğun ölümü, normal bir çocuğun ölümü kadar üzücüdür.
Hiç mutlu olmamış, dünyaya sadece acı çekmek için ufak bir gezinti yapmaya gelmiş olan birinin ölümü korkunç bir şeydir.
Bir gülümseyişinin anısını saklamak bile çok zor.
"Yılların getirdiği mevsimler, değişen kendi düşünceleriniz değil midir? Bahar yüreğinizde bir uyanıştan, yaz ise bereketinizin farkına varilmasindan başka bir şey değildir. Sonbahar, varoluşunuzda hâlâ çocuk kalana ninni söyleyen, çok eski zamanlardan kalma bir şey değil midir? Sorarım size, kış diğer mevsimlerin hayallerini örtüp uzun bir uykuya yatıran değil midir? "