Ya onu unutmalı, ya da ölmeliydi. Çünkü bu hayatı taşıması olanaksızdı. Olanaksız! Onu unutmalı, ne pahasına olursa olsun unutmalı! Ama unutulmuyordu, işte buydu derdi.
Fakat kafam her şeyi büyüten bir adese gibi... Oraya giren her şey, yünlü bir kumaş üzerine damlayan yağ lekesi gibi belli olmadan genişliyor, büyüyor.