tezcntyybe

Dayanırsan, dayanmasını bilirsen, ama nasıl olsa dayanacaksın, insanoğlusun, kendin söyledin, insanoğlu, düşün bir, kimler dayanmadı, dayanacaksın ve yeni bir kişilik yaratacaksın.
Sayfa 21 - Sel Yayıncılık; 26. Baskı
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Zevklerin, sevinçlerin uzak dursun bizden, bütün zenginlikleri vahşice elinde ya da kafanda toplaman, kardeşinden daha üstün olma hırsın, anlamsız işlerin, türlü marifetlerin, ne idüğü belirsiz göz boyamaların, meraklı düşüncen, hiçbir şey bilmeyen bilgin bizden uzak dursun. Senin bile uykularını kaçıran, döşeğinde rahatını bozan bütün çılgınlıkları uzak dursun. Bizim bunların hiçbirine gereksinmemiz yok, yeter bize tanrının bol bol sunduğu soylu güzel mutluluklar. Işığının gözümüzü kamaştırıp bizi yenilgiye sürüklemek yerine yolumuzu aydınlatması için yardımcı olsun bize. Onun dışında ilerlememiz, o ışığının bize kavraması için yardım etsin. Bu ışık birbirimizi sevmemizdir, yürekten selam diye bilmemizdir.”
Sayfa 101 - Ayrıntı Yayınları; 25. Baskı
Edebiyat
Aynı şekilde çocukların kafalarına da doldurabildikleri kadar düşünce doldururlar. Çocuklar her gün düşünce hasırlarını didiklemek zorundadırlar. Bir tek en sağlıklı olanları bu düşünceleri kendilerinden uzak tutarlar, bir ağın deliklerinden süzülürcesine ruhlarından salıverirler. Ama çokları kafalarına, en ufak bir boşluk kalmamacasına, ışığın zerresi bile içeri sızmamacasına düşünce yüklerler. Bunun adına "ruhu eğitmek", sonuçta ortaya çıkan çılgınlığa da “eğitim" derler. Eğitim, kafanın son sınırına kadar doldurulması demektir.
Sayfa 93 - Ayrıntı Yayınları; 25. Baskı
Edebiyat
Papalagi hâlâ kendisini ölümden koruyan bir makine yapmayı beceremedi. Tanrı’nın her an yaptığından, gerçekleştirdiğinden daha büyük hiçbir şeyi beceremedi şimdiye dek. Makineleri, marifetleri, büyüleri, hiçbir şeyi insanın hayatını uzatmaya yetmedi; ne de insanı daha mutlu, daha huzurlu kılmaya.
Sayfa 71 - Ayrıntı Yayınları; 25. Baskı
Edebiyat
Sanıyorum ki, çok sıkı tuttukları için zaman, ıslak elden kayan yılan gibi akıp gidiyor ellerinden. Zamanın kendisine gelmesini beklemez. Kollarını açıp, yakalamak için peşinden koşar. Zamanın huzur içinde güneşin altına serilmesini kıskanır, ister ki hep yakınında olsun, şarkı söylesin, iki laf etsin. Oysa zaman sessiz ve uysaldır, huzur ister, güneşin altında döşeğine uzanıp yatmak ister. Papalagi zamanı tanıyamadı, anlayamadı. Bu yüzden, o kaba gelenekleriyle hor kullanıyor onu.
Sayfa 56 - Ayrıntı Yayınları; 25. Baskı
Edebiyat