𝐎𝐥𝐚𝐛𝐢𝐥𝐞𝐜𝐞𝐤𝐥𝐞𝐫𝐢 𝐝üşü𝐧ü𝐩 𝐤𝐚𝐥𝐛𝐢𝐧𝐢 𝐲𝐨𝐫𝐦𝐚.. 𝐀𝐥𝐥𝐚𝐡'𝛊𝐧 𝐩𝐥𝐚𝐧𝛊 𝐬𝐞𝐧𝐢𝐧 𝐝üşü𝐧𝐜𝐞𝐥𝐞𝐫𝐢𝐧𝐝𝐞𝐧 𝐝𝐚𝐡𝐚 𝐠ü𝐳𝐞𝐥.. 𝐁𝐮𝐧𝐚 𝐢𝐧𝐚𝐧 𝐯𝐞 𝐡𝐚𝐲𝐚𝐭𝛊𝐧𝛊 ö𝐲𝐥𝐞 𝐲𝐚ş𝐚..✨🌻
Din İslam
𝐏𝐞𝐲𝐠𝐚𝐦𝐛𝐞𝐫 𝐄𝐟𝐞𝐧𝐝𝐢𝐦𝐢𝐳 (𝐬.𝐚.𝐯.) 𝐛𝐮𝐲𝐮𝐫𝐦𝐮ş𝐭𝐮𝐫: 𝐊𝐨𝐥𝐚𝐲 𝐨𝐥𝐚𝐧𝛊 𝐬𝐞ç𝐢𝐧,𝐳𝐨𝐫 𝐨𝐥𝐚𝐧𝛊 𝐲ü𝐤𝐥𝐞𝐦𝐞𝐲𝐢𝐧 çü𝐧𝐤ü 𝐀𝐥𝐥𝐚𝐡’𝛊𝐧 𝐝𝐢𝐧𝐢𝐧𝐝𝐞 𝐳𝐨𝐫𝐥𝐮𝐤 𝐲𝐨𝐤𝐭𝐮𝐫.. (𝐁𝐮𝐡â𝐫î,𝐑𝐢𝐤𝐚𝐤 1; 𝐌ü𝐬𝐥𝐢𝐦,)..✨🌻 🅝🅤🅡🅛🅤 🅖🅔🅒🅔🅛🅔🅡..❁❥✿
Din İslam
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sen kumandânı mısın leşker-i hüsn ü ânın Kim yürütdün kul edip saflarını müjgânın Âhımı çarhacı kıl maksad eğer her tarafın Gâret etdirmek ise zülfe Firengistân’ın Çift kol şekline koydun diyü ebrûlarını Hat gelip kal‘a nizâmına kodu her yânın Sabr taburu görüp ric‘ate mecbûr oldu Süngü davrandığını gamze-i hûn-efşânın Nokta-i hâline kıldın müterassıd nigehin Hey’et-i harbe kodun nâz ile hüsn erkânıñ Matla‘-ı cebhe-i garrâda hilâl-i ebrû Bir talî‘a koludur harbe açar meydânıñ Keşf-i hâl-i dile nâzı kılavuz gönderme Tîz haber ister isen yolla hemân peykânın Vechi var hüsne hatın yâver-i harb olduğunun Çekmek ister hat-ı harb üzre saf-ı müjgânın Meymene meysere hat leşkerini sevk etdin Nice tâb-âver olur kalbi buna insânın Osman Nevres
Cânını cânâna kurban eyliyor pervâneler, Bezm-i vaslın neş'esinden, gaşyolur mestâneler, Âşıkın gözyaşlarından, doldu hep peymâneler, Ben Rasûl-i Kibriyânın, bülbül-ü nâlânıyım. Mücrimim gerçi, Muhammed Mustafâ hayrânıyım..
Şiir
Menkıbeden Realpolitiğe: 13. Yüzyıl Anadolu Kaosunda Bir İstihbarat ve Kamu Diplomasisi Aktörü Olarak Yunus Emre 13. yüzyıl Anadolu’su, Moğol istilası ve Selçuklu merkezi otoritesinin çöküşüyle karakterize olan çok merkezli bir güç boşluğuna sahne olmuştur. Resmi tarihin ve tasavvufi literatürün "edilgen bir mistik" olarak kurguladığı Yunus Emre, dönemin sosyo-politik ve askeri dinamikleri bağlamında yeniden okunduğunda, karşımıza farklı bir aktör profili çıkmaktadır. Bu makale; Yunus Emre’nin Baba İlyas ile başlayan ve Taptuk Emre’ye uzanan heterodoks (Vefai/Babai) network’ü içerisindeki konumunu, gezgin dervişlik (Abdalân-ı Rûm) kurumunun bilgi toplama/yayma kapasitesini ve duru Türkçe kullanımının siyasal-kültürel bir hegemonya inşası olduğunu ileri sürmektedir. Bu çerçevede Yunus Emre; mistik bir şair olmanın ötesinde, uç beylikleri arasında denge kuran, toplumsal morali rehabilite eden ve yer altındaki bir direniş ağının kamu diplomasisi ile saha istihbaratını yürüten stratejik bir aparat olarak kavramsallaştırılmaktadır. I. 13. Yüzyıl Anadolu Güç Boşluğu ve Mikroskobik Güç Odakları Kösedağ Savaşı (1243) sonrası Anadolu, sadece askeri bir yenilgi değil, aynı zamanda derin bir epistemik ve siyasi kırılma yaşamıştır. Konya’daki Selçuklu sarayı Moğol vasalı (güdümlü devlet) haline gelirken, uç bölgelerde filizlenen Türkmen beylikleri ve yerel iktidar odakları arasında tam bir "herkesin herkesle savaşı" (bellum omnium contra omnes) ortamı doğmuştur. Bu kaotik zeminde geleneksel devlet aygıtları (ordu, resmi istihbarat, bürokrasi) işlevsizleştiğinde, iktidar ilişkileri dikey kurumlardan yatay ağlara kaymıştır. Bu yatay ağların en etkilisi ise hiç şüphesiz tekkeler, zaviyeler ve bunların mobil unsurları olan derviş gruplarıdır. Bu makale, Yunus Emre figürünü bu
Tarih
SELİM GÜRBÜZER KİTAPLARI-KDY
GÜNEŞ DOĞUDAN DOĞAR Orta Asya’dan Nizam-ı Âlem’e SELİM GÜRBÜZER Uzun yıllar uğraşı sonucu oluşan Güneş Doğudan Doğar adlı eserim 2022 yılının son aylarında Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılıktan (KDY) okuyucuyla buluşup, yayımlanan eserim 9 ayrı bölümden oluşmakta. Ve bu eser 454 sayfa hacimlidir. Kitabın önsözünde şu ifadelere yer verdim: “Allah-ü Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine sonsuz hamdu senalar, Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v)’e salat ve selam olsun. Eser incelendiğinde Orta Asya’dan başlayan bu kutlu yolun Balkanlar’a uzandığını, oradan da Viyana kapılarına kadar uzandığını görürüz. Orta Asya’dan başlayan bu koşunun hem maddi hem de manevi cephesini okuyucuya ilginç geleceğini umduğum bir üslup çerçevesinde dikkatinize sunmaya çalıştığım görülecektir. Tabii ki, bu uzun soluklu koşuyu bir solukta anlatmanın mümkün olmadığının idrakiyle ortaya karınca kararınca ne koyabilirsek buna da şükretmemiz gerekecektir. Hem nasıl şükretmeyelim ki, hele bilhassa tarihi süreç içerisinde Başbuğu Hakanlara ışık saçan Gönül Sultanlarının manevi tasarruf ve sohbet iklimi altında bu eseri kaleme almanın hazzını almak bile başlı başına bizim için büyük bir nimet olsa gerektir.. Bu nedenledir ki eserin hazırlanmasında yaklaşık 10 yıllık bir süre içerisinde büyük bir titizlikle defalarca gözden geçirip olgunlaştığına kanaat getirdiğim noktada 2022 yılın son ayı itibariyle vira bismillah deyip siz değerli okuyucularımın beğenisine sunmuş durumdayım. Oldu ya, şayet anlatılması gereken gözden kaçan hususlara değinmeyip ya da anlatımlarımızda sürçülisan babından hatalarımız olduysa da şimdiden okuyuculardan bizleri mazur görmelerini dilerim. Her ne kadar Orta Asya’dan Nizam-ı âleme giden yolun tarihi akış çerçevesini tam