Aslında mutsuzluk, mutluluktan bir adım geriden gelerek insanı sürekli izliyor. Mutluluk önünde duruyor, mutsuzluk da arkanda. Birini daima görüyor, seviyor, arzuluyorsun. Diğerini görmüyor, duymuyor, ondan hep kaçıyorsun.
Bazen duygularımıza ölüm fermanı verip, onları idam ediyoruz. Birazcık azap çekiyor, gitgide yokluğuyla barışıyor, sonra da unutuyoruz. Ancak bazen de o duygularımıza ömür boyu hapis cezası veriyoruz. Ömür boyu işkence çekerek yaşıyoruz...
Hayat çok zalim, diyor. Sen hayattan daha çok almak hevesiyle yaşıyorsun; ama günün birinde, çevrene şöyle bir baktığında, hayatın senin elindeki her şeyi aldığını fark ediyorsun...