İçimi Dökmem Lazımm
10/10
·304 syf.··
2026 22. kitabı
Çok güzel bir konusu var ve insanı bir tedirgin ediyor açıkçası acaba güzel işlendi mi beni bir yerlerde yüzüstü bırakıcak mı? Ama hayır öyle olmadı tamamen bayıldımmm. Ya o kadar konuşmak istiyorum ki bu kitabı. Bu inceleme tam anlamıyla kitabı okuduktan sonra neler hissettim ve ne düşünüyorumdur. Yani spoiler içerir. Okumadıysanız başka incelemelere bakmanızı tavsiye ediyorum. Bear’ın üç yaşamı da benzersiz ve gerçekçiydi. Kitabın bizi mutlu etmek için yazılmaması en sevdiğim özelliklerden biridir. Kitap, kurgusuna özgü yazılır, okuyucu için değil. Ve bu nedenlerden dolayı da Cora hiç gün yüzü göremedi. Ona gerçekten çok üzüldüm ama. Kocasının isminin farklı koyulduğu bir evrende de oda bir Lily’dir belki de diye düşünüyorum. Lily için öyle çok şey hissettim ki. Aynı adam ama bambaşka deneyimler. Hayatımızdaki o aşık olduğumuz bize iyi davranan erkekler, kocalarımız… başka bir evrende bizim korkulu rüyalarımız olabilir miydi? Başka bir ailede büyüselerdi. Ve kitabın sonu… İNANILMAZZ. Beni en çok tatmin eden şey budur. Ucu açık bir son. Evreni kapatmayan bir yazar. Ve böylece mutlu mesut yaşadılar demeyen bir kitap. Kitabı kapatıyoruz ama kitabı düşünmeye devam ediyoruz. Çünkü bitmiyor. Olasılıkların hepsi aklımıza doluyor. Bayıldımmmm.
İsimlerFlorence Knapp · Domingo Yayınevi · 2026406 okunma
yakışıklı bebiş Josh
7/10
·456 syf.··
2026 54. kitabı
Selam ya YŞNE BEN GELDİİİİMM Şaka maka ama uzun zamandır smut okumuyordum, özellikle smut olan bir kitaba başlamak biraz ağır kaçtı… ya neyse, seviyoruz okuyoruz işte kardeşim. Kitap cidden ne diyorsa verdi. Başta pffff bunu mu okuyorlarmış demedim değil, çünkü gerçekten garipti yani. Bir ara bıraksam mı dedim ama sınav senemdi ve ben kitaplara aç bir öğrenciyim. Okudum bitti yani, napabilirim? Neyse artık ciddi kişiliğini bir tarafa bırakıp yorum yapmak istiyorum özlemişim çünkü dowkfmwldka Ben normalde çatır çatır okurum smut’ı gerçekten ama bu kitapta yeter kardeşim gidin kısırlaştırın kendinizi diye bağıracaktım. Okey türü bu ama her sayfa değiştirişimde libidoları artıyo sonra taktaktaktak yani iyi ki böyle komik bir dili vardı yoksa okuyamazdım. Kırdığım üç puanların ikisi buradan gitti birisini de kitabın arka kapağında Josh’tan daha fazla stalk yapan bir adamdan bahsedilmişti, yani kanka sadece dört sayfa sürdü adam eve girdi işte sonra bir baktık bizimkiler bayıltmış adamı, ailesinin evinin önüne köpeğe ekmek atar gibi atacaklar adamı, sonra bir baktık pat Josh adamı yanlışlıkla öldürmüş. -_- Yani tamam bu da hafif değildi ama Josh’u geçmezdi yazar abartmış sanki bir tık? Ayrıca Josh’un babasının yaptığı kazara yamyamlık mevzusu derinleştirilmemişti, elbette babasının ne halt olduğunu az buçuk söyledi yazar, tamamen dememesi normal ama keşke biraz daha açsaydı konuyu. Ya ne diyeyim baya kabarık bir trigger listesi vardı ama bence hafif çıtır çerez bir kitaptı. Okuması kolaydı, sadece smut baydı bir noktadan sonra. Ama iyi diyebilirim. Josh’a sımsıkı sarılmak isterdim üzümlü kekim minik(1.93) Joshua’m ya :(
Işıklar SöndüğündeNavessa Allen · İndigo Kitap · 2025561 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Spoiler vermeden Zalim Prens Serisi Hakkında Yorumlarım
Puan vermedi·412 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 17:30
Selamlar, bugün nihayet bitirebildiğim Zalim Prens serisi hakkında inceleme yapacağımm Aslında ilk başta yapmam diyordum, ama umduğumdan farklı bir seriye karşılaşmak beni inceleme yazmaya itti. Konusundan bahsedelim kısaca; Taryn, Jude ve Vivienne adındaki üç kardeş faniler diyarında ailesiyle birlikte huzurlu bir yaşam sürmektedir. Ta ki annelerinin eski eşi, Vivi'nin de öz babası olan Madoc adındaki bir adam Periler Diyarı'ndan gelip bu huzuru bozana kadar. Madoc, anne ve babalarını katlettiği çocukları yanında Periler Diyarı'na götürür. Kitabın en büyük çatışma unsuru ve olayların başlangıç sebebi, fanilerin Perileri Diyarı'nda gördüğü zorbalık aslında. Bu incelememi spoilersız yazmaya çalışacağım bu yüzden fazla ayrıntı vermeyeceğim. Öncelikle, kitabın umduğum gibi çıkmadığını belirtmek istiyorum. Hem olumlu hem olumsuz açıdan. Kitaba başlamadan önce romantizm ağırlıklı sanmıştım. Beklediğimin aksine görev sahneleri, fantastik unsurlar vs. daha fazlaydı. Romantizm tam sevdiğim gibi slowburn şeklindeydi (hem de fazlasıyla ) Dolayısıyla romantizm severlerin beklentisini çok karşılamaz çünkü romantik unsurların büyük bölümü son kitapta var ki o da fazla değil. Sevgileri yüzeysel gelmişti başta. Partnerlerden birinin peri olması da işleri yeterince zorlaştırıyordu zaten. İlk kez böyle bir kitap okuduğum için alışmam zaman aldı. Olumsuz olarak zaten herkesin şikayet ettiği şey var: •Çeviri. Hayatımda böyle bir çeviri okumadım, kendi Türkçemden şüphe ettirdi bana. Olay rahatsız etmesinden de ziyade anlaşılmaz olmasıydı. Son kitapta çevirmen farklıydı bu sayede daha iyiydi neyse ki. •Jude'u herkes sevse de -güçlü bir karakter oluşuna ben de bayıldım- ben pek ısınamadım. Bazı kitaplarda ana karakterle aşırı derecede bağ kurarız ya, işte Jude öyle biri değildi
1000Kitap
Zalim PrensHolly Black · Dex Kitap · 20182,328 okunma
Size bir kitap ve bir yazarla geldim!
8/10
·88 syf.··
2026 47. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 09:46
Bilimkurgunun erken dönem isimlerinden biri olan Maurice Renard (1875-1939), Fransız edebiyatında “olağanüstü-bilimsel roman” fikrinin öncülerinden kabul edilir. Bilimi sadece teknolojik keşifler için değil; insan doğasını, korkularımızı ve bilinmeyene duyduğumuz merakı sorgulamak için kullanan bir yazardır. Renard’ın bilimkurguya katkısı, fantastik ile bilimi kesin çizgilerle ayırmamasında yatar. Onun hikâyelerinde deneyler, bilinmeyen varlıklar ve bilimsel fikirler çoğu zaman gotik bir atmosferle birleşir. Bu yönüyle Edgar Allan Poe’nun tekinsizliği ile H. G. Wells’in bilimsel hayal gücü arasında bir yerde durmaktadır. Fihrist Kitap’ın yayımladığı Görünmez Olmak İsteyen Adam, Renard’ın üç hikâyesini bir araya getiriyor: -> Görünmez Olmak İsteyen Adam: H. G. Wells’in Görünmez Adam fikrine cevap niteliğinde. Renard, “gerçekten görünmez olan biri nasıl görebilir?” gibi bilimsel bir açmaz üzerinden Wells’in eserini sorguluyor. -> Perili Köşk: Hayalet anlatısı gibi başlayan ama bilimsel açıklamalarla ilerleyen, fantastik ve bilimkurgunun sınırlarını bulanıklaştıran bir öykü. (Poe - Usher Evi'nin Çöküşü ile çapraz okunmalı bence) -> Marslılar: Kısa ama etkili bir bilimkurgu fikriyle, uzay ve bilinmeyen yaşam temasını işleyen bir metin. (En sevdiğim öykü oldu) Onu okurken akla gelen isimler arasında H. G. Wells, Edgar Allan Poe, Jules Verne ve daha sonra gelen Philip K. Dick gibi yazarlar var. Wells gibi bilimin sınırlarını kurcalıyor, Poe gibi tekinsiz bir hava yaratıyor; ama Renard’ın farkı, bilimsel fikri çoğu zaman “acaba mümkün mü?” sorusundan çok “insan bununla karşılaşırsa ne olur?” noktasına taşıması. **Bilimkurgunun emekleme döneminde, türün sadece uzay gemilerinden ibaret olmadığını gösteren; bilim, korku ve hayal gücünü aynı potada eriten
Fantastik Bilim Kurgu
Görünmez Olmak İsteyen AdamMaurice Renard · Fihrist Kitap · 202126 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 98. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 20:19
Orhan Kemal’in 1960 yılında kaleme aldığı ve okuyucu ile buluşturduğu “El Kızı“, çok tanıdık bir hikayeyi ele almış olmakla birlikte, insanda farklı duygular yaratıyor. Toplumcu gerçekçi yazarlarımızdan Orhan Kemal işçiye, köylüye, yoksula, insan ilişkilerine dair önemli tespitleri romanlarındaki karakterler ile hayat bulmakta. El Kızı da bu başarısının örneklerinden biri. Romanımızın üç ana kahramanı var. Nazan, Mazhar ve Hacer. Nazan, Mazhar’ın karısı. Sevgisini belli edemeyen, her an hata yapmaktan korkan bir karakter. Mazhar şehrin en tanınan avukatlarından biri. Nazan’ı yıllar öncesinden sevmiş ve kendi isteğiyle evlenmiş. Mazhar’ın annesi Hacer ise aşağılık kompleksi yaşayan, avukat annesi olmakla gurur duyan ve Nazan’ı Mazhar’a layık görmeyen kayınvalide olarak karşımıza çıkıyor. Kitabın adından da tahmin edilebileceği gibi, bir gelin-kayınvalide çatışması ve arada kalan bir koca ile başlıyor hikayemiz. Şahsen okurken yalnızca bu çatışmaların ele alınacağını düşündüğüm romanda işler bambaşka seyrediyor ve her karakterin penceresinden dünyaya bakmak mümkün oluyor. Kapak görselinde yer alan tektaş yüzük, hikayenin başında karşımıza çıkıyor. Nazan’ı mutlu etmek isteyen Mazhar, yüklü para vererek bu tektaşı satın alıyor. Karısına hediyeyi verdiğinde bu sefer ondan bir sıcaklık görmeyi umuyor. Mazhar’ın ricası ise, Nazan’ın bu yüzüğü Hacer hanıma göstermemesi. Ancak Hacer hanım bir noktada bu yüzüğün varlığından haberdar oluyor ve Nazan’a karşı duyduğu rahatsızlık birken bin oluyor. Asıl hikaye ve çatışmalar ise bundan sonra başlıyor. O yılların toplumsal cinsiyet rollerine ayna olmaya niyetli olan El Kızı romanı, günümüze de ayna tutmayı başarıyor bana kalırsa. Hikayede süslü, “boyanan” kadına; bakımsız, “pespaye” kadına ve özgür olma çabasında olan kadına nasıl
Roman
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,3bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 32. kitabı
BEYAZ GECELER / FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ "Bir Hayalperestin Günlüğünden Duygusal Bir Hikâye" Romanın başkahramanı genç adam, 26 yaşındadır ve sekiz yıldır St. Petersburg'da yaşamaktadır. Melankolik ruh hâli onu yalnızlığa itmiş, terk edilme korkusundan ne yapacağını bilemez hâle gelmiştir. Bu umutsuz, karamsar ve yorgun geçen günlerinin neticesinde Nevsky sokaklarını üç gün boyunca dolaşarak geçirmiştir. Eve döndüğü zaman ise bu ruh hâlinin verdiği karamsarlıkla takıntıları da artmıştır. "Çünkü bir sandalye önceki gün bıraktığım gibi durmuyorsa bu beni deli eder." Bu yapayalnız ve kimsesiz geçen günlerinin ardından Nevsky'de bir akşam vakti Nastenka ile tanışır ve olayların düğümü çözülmeye başlar. Dördüncü gecenin sonunda tüm gerçekler açığa çıkar. Yazar, bu eserinde Petersburg'un insana nüfuz eden tarifsiz güzelliklerini de anlatır. Eser; İlk Gece, İkinci Gece, Nastenka'nın Hikâyesi, Üçüncü Gece ve Dördüncü Gece bölümlerinden oluşur. "İşte sayın okur, sevgili okur" vb. cümlelerinin belirli aralıklarla tekrarı, yazarın okuyucularıyla bağının ne kadar samimi olduğunun göstergesidir. Yalnızlığın, aşkın, sevginin, karamsarlığın, çaresizliğin, hüznün ve kendini yeniden anlamaya çalışmanın yolculuğu olan bu kitabı keyifle okudum. Dostoyevski'nin kelimelerle ördüğü, kısa bir zaman dilimini anlatan bu eseri okumanızı tavsiye ederim. ALINTILAR "Harika bir geceydi, sevgili okur; öylesine harika bir geceydi ki insan bunun gibisini ancak gençliğinde görebilir." "Nasıl olur da kötü huylu, kaprisli kimseler böyle güzel bir gökyüzünün altında barınabilir." "Belki de kafamdaki kuşkuları giderip beni kendimle barıştırdınız." "Bambaşka bir yaşam mücadelesi vardır; etrafımızda kabaran yaşamdan oldukça farklıdır. Her şey bilmediğimiz bir âlemde, bizim aşırı ciddi
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Qanun Nəşriyyatı · 2025102,2bin okunma