- Bu sefer koydu, oturdu içime, dedi. Niye insanlar birbirleriyle bu kadar uğraşırlar... Hem artık ölüm de kapıyı çalmıştı herhalde ki, insanların hakkımdaki lakırdıları beni bu kadar sarstı. Yoksa aldırır mıydım? Bilmez miyim hepsi kalleş, budala, hırsız, yalancı? Birbirinin ekmeğine, karısına, kızına, dükkanına göz diktiklerini bilmez miyim? Ben yaşayarak, gülerek, toprak anamızı, güzel kızları seyredip severek üç gün sonra öleceğim.
Denizlerin idamında hazır bulunmuş olan avukat arkadaşımız hapishaneye geldi ve o anları teker teker anlattı, biz de kayda geçsin diye her kelimeyi yazdık. Üç arkadaşımızı astıkları yetmiyormuş gibi bir de eziyet etmişler. Birbirlerinin idamını izletmişler. Ağızlarından bir pişmanlık sözü çıkmasını boşuna beklemişler ama hiçbiri öyle bir şey söylememiş, tam tersine bağımsız ve eşit bir Türkiye özlemini haykırmışlar. Onları idama mahkûm eden mahkemenin başkanı olan Ali Elverdi dudağında bir sigara, gözleri keyiften kısılmış halde, büyük bir zevkle izlemiş bunları ki biliyorsun adam hâkim bile değildi, hukuk eğitimi yoktu. Bu zalim rejimin celladı olarak yer alıyordu orada. Rejimler hep aynı taktikleri uyguluyorlar; Franco, Salazar, Pinochet, hep aynı şeyler. Acaba birbirlerinden kopya mı çekiyorlar yoksa hepsi de el yordamıyla aynı yöntemleri mi buluyor? Bilmiyorum ama hepsinin yok olmasını istiyorum.
Nasıl oluyor da bir devletin tepesini ele geçiren bir çete milyonlarca insana acı çektirebiliyor, bir muamma bu.
Üç gündür yatıyordu. İlk günü bütün dünyaya küs, bedeninin yakınmasını dinledi. Oynak yerleri, başı durmadan "biz varız" diye bağırdılar, insan hasta oldu mu kendi etinin bilincine çok daha varıyordu. Belki onları toplum içinde yaşatan hastalık bilinciydi. Geceleyin daldıkça tırnakları boyasız bir el, Ayşe'nin eli, saçlarını karıştırıyor, onu uyandırıyordu.
"
Durakta üç kişi
Adam kadın ve çocuk
Adamın elleri ceplerinde
Kadın çocuğun elini tutmuş
Adam hüzünlü
Hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü
Kadın güzel
Güzel anılar gibi güzel
Çocuk
Güzel anılar gibi hüzünlü
Hüzünlü şarkılar gibi güzel
"
Sayfa 82 - Yapı Kredi Bankası yayınları·Kitabı okudu
Rivayete göre, bir kimse üç gün üst üste Talha İbnu Ubeydillah (radıyallahu anh)'ı rüyasında görür. Her defasında: "Kabrimin yerini değiştirin, sudan rahatsız oluyorum!" der. Üçüncü defa aynı şeyi görünce adam, İbnu Abbas (radıyallahu anh)'a gelerek rüyasını anlatır. Baktıkları zaman, yere gelen tarafın su sızıntısından yeşerdiğini görürler. Yeri değiştirlir.