Gönderiyorum bugünün gündemini :)
Bugünün Gündemi/25.06.2026 (Tamamen Bilim Dışı) KOÇ “Sabrım var. Kullanmak istemiyorum.” BOĞA “Mutluluğun sırrını buldum. Kimseyi beklememek.” İKİZLER “Bir şey demeyeceğim dedim. Sonra üç sayfa konuştum.” YENGEÇ “İçime atıyorum. İçerisi artık depo gibi.” ASLAN “İlgi bağımlısı değilim. Sadece hak ettiğim ilgiyi istiyorum.” BAŞAK “Hata yapmaktan korkmuyorum. Başkalarının hata yapmasından korkuyorum.” TERAZİ “Kırıldım ama belli etmedim. Sonra eve gidip beş bölüm düşündüm.”
1000Kitap
Cihan padisahı Yavuz Sultan Selim, Şam yakınına otagını kurdurarak burada üç ay kadar kalmıs. Bir Türkmen kızı da, zaman zaman padisahın çadırına gelerek, otagın temizlik islerini yapar, hünkâr çadırını tertibe ve düzene sokarak sıradan gündelik islerle mesgul olurmus… Yine bir sabah temizlik için geldiginde, Sultan Selimi görmüs. Türkmen güzelinin gönlü sultana, su gibi anîden akıvermis gönlünü kaptırmıs ona.- Hani kalbin, her an bir halden baska bir hale geçmek, gibi anlamları da vardır ya- Zamanla kalbinin içini, ince bir sızı sarmıs genç kızın ve baslamıs kalbi için için göynümeye. Bir gün, gözü, hünkâr çadırının diregine ilismis. Diregin üst kısmına askın gücü ona, söyle bir satır yazma cesareti vermis: “Seven insan neylesin” Yavuz Sultan Selim, otagına yatmaya gelince, birden direkteki yazıyı fark etmis,” Bu da ne ola ki” diyerek uzun bir muhakemeden sonra, bir vehim ve bin endise derken… Almıs eline kalemi söyle bir satır da o düsmüs aynı direkteki dizenin altına. “Hemen derdin söylesin” Türkmen kızı, ertesi gün gelip baktıgında otagın diregine, sevincinden aglamıs, o küçücük kalbi heyecandan gögsüne sıgmaz olmus, yer de onun olmus âdeta gök de… Fakat koskoca cihan sultanına ilân-ı askta bulunmanın, atesle oynamak, ates girdabına bilerek atlamak gibi ölümcül bir tehlikesi de varmıs. “Varsın olsun bu ask, buna deger diye düsünmüs.” Aldıgı mesajı heyecanla hemen cevaplandırmaktan kendini alamamıs ama yine de içinde bir korku kurdu varmıs ki genç güzelin, yüregini her gün dis dis, burgu burgu kemiren… Askın gücü, zoru ve korkuyu nefes nefes yasayan o gencecik yüregin imdadına yetismis derhâl. Bir satır daha yazmıs aynı direge “Ya korkarsa neylesin” Yavuz sultan selim, aksam, çadıra döndügünde, not düstügü direkteki satır gelmis aklına. Bakmıs ve okumus ki
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca Alt katında uyumayı bir ranzanın Üst katında çocukluğum... Kağıttan gemiler yaptım kalbimden Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı. Aşk diyorsunuz, Limanı olanın aşkı olmaz ki bayım!
Alıntı
Bu kitap sektöründe tekelleşme değilse ne?
Kitap eleştirisi yaptı diye birini linçlemek nasıl bir kafa abi kanım= dondu İnceleme de yapmayalım biz öyleyse nasılsa yazarların hoşuna gitmeyen durumlar olabilir 🫂 sevgiler kalpler havada uçuşsun dimi 😛😛 💞💗🥹💗 çünkü biz hepimiz aynı şeyleri sevip beğeniyoruz her zaman? Biz yeri geliyor Zweig bile eleştiriyoruz ya. Benim en sevdiğim kitap Satranç arkadaşlar. En sevmediğim kitap da Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu. İki yüzlü ve iğrenç bir yaratık mıyım ben yazara ihanet ettim diye? Ayrıca Satranç’a yapılan bir eleştiri de benim kişiliğime yapılmış bir eleştiri falan da değil. Benim yüzüme karşı “Aybüke, Satranç nasıl en sevdiğin kitap olabilir? O kadar iyi bir kitap değil.” de dendi. Bireysel bana söylenmiş olmasına rağmen onu da kişisel almadım çünkü hepimiz aynı verimi aynı tadı almıyoruz kitaplardan. Arkadaşlar ben mantardan nefret ederim, kokusuna bile tahammül edemem. Benim için berbat bir yemektir. Ama bayılan bir sürü insan var ve benim mantarı sevmemem onlara kişisel bir hakaret değil😭 Arkadaşlar tuttuğumuz takımlar, desteklediğimiz ideolojiler, beğendiğimiz yazarlar, izlediğimiz film türleri, okuduğumuz kitap türleri bile farklı farklıyken, herkes bir içerikten farklı şeyler alıyorken herkesin nasıl her şeyi beğenmesini ve aynı şekilde eleştiri yapmasını bekleyebiliriz ki? Bu at gözlüğü takmak değilse ne? Geliştirmek için eleştiri yapan birisini baltalamaktaki amaç ne? Ayrıca bu tekelleşme çabasını eleştirip de tekelleşmenin figüranı olunması da komik görünüyor. kapitalizmi (kapitalizmi size anlatmayacağım, tekelleşmenin ve kapitalizmin ne olduğunu biliyorsanız ne dediğimi anlarsınız) eleştirip kitap sektöründe, kendilerine gelen eleştiriye tabiri caizse inovasyonu durdurmayı amaçlayarak, linç tayfaya bir kişiyi sunmak zerre mantıklı değil. (cellat36 vibeı
1000Kitap
Aşkın da üç cemresi vardır. Önce göze, sonra gönüle, sonra ruha düşer…! Göze düşerse beğeni, Gönüle düşerse aşk, Ruha düşerse vazgeçilmezin olur. Şems-i Tebrizi
Birazda ben burç yorumculuğu yapayım :)
Bugünün Gündemi / 24 Haziran 2026 (Tamamen Bilim Dışı) KOÇ: Gün boyu aradığın şey cebinden çıktı. BOĞA: İndirim görünce ihtiyacın olmayan bir şeyi ihtiyaç sandın. İKİZLER: Mesaja üç kez cevap yazıp hiçbirini göndermedin. YENGEÇ: Eski bir fotoğrafı açıp yarım saat geçmişe gittin. ASLAN: Kendini fazla övdün ama haklıydın. BAŞAK: Düzelttiğin şeyi bir başkası tekrar bozdu. TERAZİ: “Fark etmez” dedin ama aslında çok fark etti. AKREP: Şüphelendiğin konu çıktı ama uğraşmaya değmedi. YAY: Plan yapmadan çıktın, plan yapanlardan daha çok eğlendin. OĞLAK: Beş dakikalık mola kırk üç dakika sürdü. KOVA: Kimsenin komik bulmadığı esprine en çok sen güldün. BALIK: Hayal kurarken gerçek hayattan kısa süreliğine çıktın.
1000Kitap