Üç hal
Göğe yükselen ateş gibidir. Dumanı tüter, daha dudaktan dökülürken, Toprak çeker köküne, su olur akar. O vakit ki, gözlerimin önünde çiçekler açar. Kışın ortasında açan tomurcuk gibidir. Ne baharı bilir, ne güneşi tanır. Gök gürler, yağmur yağmaz. Su toprağını boğar. Ve anlar ki Zemheride gül istenmez Bataklıkta gül yetişmez Denize dökülen akarsu gibidir. Ne yolda durur, ne deniz olur. Bir gün unutulur, toprak emer, bulut olur, O vakit ki, Dua, döküldüğü yerde değil, vuslatın vadesinde kabuldür. Ve şimdi durup ardıma bakıyorum Birinde rahmet, birinde hüzün, birinde emanet Hangisi asıl olan? Kavuşturan, bekleten, koruyan...
Şiir
İstanbulda tifüs, memlekette zelzele, dışarıda harp, ben sana aşığım işte. İşte 1942 senesinin 21 Haziranının gece yarısından sonra saat üç buçukta uyanık, beyaz şimşeklerin çaktığı yağmurlu bir gecenin sana tebliği:
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Aşk, üç harfli basit bir kelimeyken, bir sabah ansızın genişledi yüreğimde. Göğüs kafesim unuttuğu o kadim ritmi hatırladı birden; yüreğim böyle sarsılmayalı sanki yüzyıllar olmuştu. Dünyanın bütün kalabalığına inat, hayatın en yalın hakikati fısıldandı ruhuma: Aşk, gerçekten de o üç harften ibaretmiş. Yalın, keskin ve sonsuz... ~ZSE~
Zaman fark eder miydi aşkta? Uç ay süren bir ilişkiyle üç yıl süren bir ilişkinin hiçbir farkı yoktu aslında "İkisi de bitince acıtıyor" diye düşündü. 'Aslında zaman değil, kendinden ona ne kadar verdiğin önemli. Verdiğin değer, onu hayatında koyduğun yer.. O yere bir daha bir başkasını aynı şekilde koyamacak olman acıtıyor' diye geçirdi.
Duygu ve Düşünce
Gönderiyorum bugünün gündemini :)
Bugünün Gündemi/25.06.2026 (Tamamen Bilim Dışı) KOÇ “Sabrım var. Kullanmak istemiyorum.” BOĞA “Mutluluğun sırrını buldum. Kimseyi beklememek.” İKİZLER “Bir şey demeyeceğim dedim. Sonra üç sayfa konuştum.” YENGEÇ “İçime atıyorum. İçerisi artık depo gibi.” ASLAN “İlgi bağımlısı değilim. Sadece hak ettiğim ilgiyi istiyorum.” BAŞAK “Hata yapmaktan korkmuyorum. Başkalarının hata yapmasından korkuyorum.” TERAZİ “Kırıldım ama belli etmedim. Sonra eve gidip beş bölüm düşündüm.”
1000Kitap
Cihan padisahı Yavuz Sultan Selim, Şam yakınına otagını kurdurarak burada üç ay kadar kalmıs. Bir Türkmen kızı da, zaman zaman padisahın çadırına gelerek, otagın temizlik islerini yapar, hünkâr çadırını tertibe ve düzene sokarak sıradan gündelik islerle mesgul olurmus… Yine bir sabah temizlik için geldiginde, Sultan Selimi görmüs. Türkmen güzelinin gönlü sultana, su gibi anîden akıvermis gönlünü kaptırmıs ona.- Hani kalbin, her an bir halden baska bir hale geçmek, gibi anlamları da vardır ya- Zamanla kalbinin içini, ince bir sızı sarmıs genç kızın ve baslamıs kalbi için için göynümeye. Bir gün, gözü, hünkâr çadırının diregine ilismis. Diregin üst kısmına askın gücü ona, söyle bir satır yazma cesareti vermis: “Seven insan neylesin” Yavuz Sultan Selim, otagına yatmaya gelince, birden direkteki yazıyı fark etmis,” Bu da ne ola ki” diyerek uzun bir muhakemeden sonra, bir vehim ve bin endise derken… Almıs eline kalemi söyle bir satır da o düsmüs aynı direkteki dizenin altına. “Hemen derdin söylesin” Türkmen kızı, ertesi gün gelip baktıgında otagın diregine, sevincinden aglamıs, o küçücük kalbi heyecandan gögsüne sıgmaz olmus, yer de onun olmus âdeta gök de… Fakat koskoca cihan sultanına ilân-ı askta bulunmanın, atesle oynamak, ates girdabına bilerek atlamak gibi ölümcül bir tehlikesi de varmıs. “Varsın olsun bu ask, buna deger diye düsünmüs.” Aldıgı mesajı heyecanla hemen cevaplandırmaktan kendini alamamıs ama yine de içinde bir korku kurdu varmıs ki genç güzelin, yüregini her gün dis dis, burgu burgu kemiren… Askın gücü, zoru ve korkuyu nefes nefes yasayan o gencecik yüregin imdadına yetismis derhâl. Bir satır daha yazmıs aynı direge “Ya korkarsa neylesin” Yavuz sultan selim, aksam, çadıra döndügünde, not düstügü direkteki satır gelmis aklına. Bakmıs ve okumus ki
Şiir