Kitap
İran'a girerken gümrükte ilk izlenim. Çantamdaki kitaplara takıldılar. Bunlar ne? Abrahamian, A History of Modern Iran. Geert Mak adlı Hollandalının In Europe isimli gezi/tarih kitabı (nefis bir eser, okuyun derim). J. M. Synge, The Aran Islands, İrlanda romantik milliyetçiliğinin klasiği. Bir de Sedat Laçiner'in İçimizdeki İsrail adlı hezeyannamesi. Bu kitaplarla İran'a giremezmişim. O zaman girmem dedim. Epey tartıştık. Sonunda saldılar.
Memleketi biraz tanıyınca anlıyorsun. Alışık değiller. Piyasada kitap diye bir şey yok. Urumiye 400.000 kişilik şehir, Kermanşah 700.000, Hamedan 300.000 ama bir sürü üniversitesi var. Allah için bir tane ki-tapçı dükkânı yok. Ders kitapları okulda fotokopi olarak verilirmiş, din kitapları da camide. Başkaca kitap yok. Tahran'ı bilmem ama taşrada görülmüş şey değil.
Doğubeyazıt çarşısında 100 metre dâhilinde üç tane kitapçı/kırtasiyeci. Üçünde de güncel çoksatanlar, bir sürü Kürt propagandası, aşk romanları. Fakat sonuçta seviyesi yerlerde sürünse de kamu fikriyatını ilgilendiren bir sürü kitap var ve anlaşılan satıyor da. Soner Yalçın'ın boktan kitabının bile bir memleket için ne büyük lüks olduğunu idrak ediyorsun.
Sayfa 421 - Liber Plus Yayınları / İran notları / 5 Haziran 2012