9/10
·188 syf.··
2026 46. kitabı
Saç Örgüsü – Laetitia Colombani Hindistan, İtalya ve Kanada’da yaşayan üç kadının birbirinden farklı ama görünmez bağlarla kesişen hikâyesi… Saç Örgüsü, kadınların mücadelelerini, umutlarını ve yeniden ayağa kalkma güçlerini etkileyici bir dille anlatıyor. Kısa, akıcı ve duygu yüklü bir roman. Kadın dayanışması, cesaret ve özgürlük temalarını sevenler için etkileyici bir okuma.
Duygu ve Düşünce
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,6bin okunma
10/10
·639 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 21:25
Merhaba sevgili okur, Selçuk Baran okumalarına günlükleriyle devam ediyorum. 1948-1989 yılları arasında yazdığı günlükleri zaman çizgisini koruyarak defterler formunda düzenlenmiş. Yavuz Türk tarafından, yazarın o muhteşem el yazısına, gazete kupürlerine, afiş, bilet ve fotoğraflara yer verilerek hazırlanmış. Her zaman günlük okurken huzursuz olurum. Kişinin mahremiyetini izinsizce ihlal ediyormuşum gibi hissederim. Neyseki bir yerde “İnşallah birisi defteri okur…” diyor, bu biraz içimi rahatlasa dahi yine de benzer bir hisle okudum. Henüz 15 yaşındayken yazdığı günlüklerle başlıyor kitap. İlk cümleden anladığım kadarıyla ilk yazma denemeleri de değil. 15 yaşında birisinin bu derece olgun üslubunun olması inanılmaz doğrusu. Yazarın büyüklüğünü gösteriyor. Ayrıca henüz çok gençken bile öylesine her şeyi anlayan, derinden hisseden olgun bir ruhununun olduğunu görmek bana hüzün verdi. Yaşıtları gibi aklı beş karış havada bir genç kız olsa daha mutlu olurdu. Her şeyi anlama lânetine yakalanan talihsizlerden olmuş sevgili Baran. Potansiyelinin farkında ama gerçekleştirememiş insan ızdırabını, bir türlü yakasını bırakmayan melankoli içinde boğulan birisini, aynı zamanda histerik bir genç kız kalbinin heyecanları ve arzularını açık seçik gösteriyor. Kitabın ilk yarısında, ergenlik buhranlarının en olgun insanda bile tesirinin çok güçlü olduğunu görüyoruz. Küçük genç kız kalbinin her aşkın son ve ölümsüz olduğuna inanışının canlı örneği gibiydi Baran. Kitabın ikinci yarısındaysa onu zaman içinde olgunlaşmış bir kadın olarak görmeye başlıyoruz. Fikirleri ve duyguları olgunlaşırken inancının zayıflaması biraz üzücüydü. Babasını soğuk bir Şubat gününde kaybetmesiyle de daha bir çok açıdan da kendimi ona benzettiğim yerler oldu. İlerleyen yollarda yazdığı günlüklerde siyasi
Günlükler (1948-1989)Selçuk Baran · Can Yayınları · 202461 okunma
Reklam
10/10
·188 syf.··
2026 32. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 22:33
Saç Örgüsü, okuduğum en etkileyici kitaplardan biri oldu. Birbirinden tamamen farklı hayatlar yaşayan üç kadının hikâyesinin bu kadar güçlü bir şekilde bir araya getirilmesi beni çok etkiledi. Her karakterin yaşadığı mücadeleler, umutları ve hayata tutunma çabaları gerçekçi ve duygusal bir şekilde anlatılmıştı. Kitap hem akıcı hem de düşündürücüydü; sayfaları merakla çevirdim. Özellikle kadınların gücünü, dayanıklılığını ve birbirlerine görünmez bağlarla bağlı olduklarını anlatma biçimine hayran kaldım. Bitirdiğimde hem duygulandım hem de uzun süre etkisinden çıkamadım. Kesinlikle tavsiye edeceğim kitaplar arasına girdi.
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,6bin okunma
8/10
·496 syf.··
2026 61. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 20:00
Yakışıklı, uçarı, sorumsuz ve çapkın Çavuş Troy... Saygın, ağırbaşlı, oturaklı ve zengin Blakwood... Veee Bathsheba'ı canından bile çok seven, becerikli, girişken, fedakar ama fakir Gabriel... Bu üç talihliden hangisini seçeceğine karar veremeyen, başına buyruk, cesur, bağımsızlığına düşkün, genç ve güzel Bathsheba. Kitap Gabriel ile Bathsheba'nın karşılaşmalarıyla başlar. Gabriel, daha ilk görüşte ondan etkilenir. Bathsheba ise amcasından miras kalan çiftliği yönetme işine soyunur. Bu süreçte Gabriel yaşadığı bazı talihsizlikler sonucunda Bathsheba'nın çiftliğinde çobanlığa başlar. Gabriel'in ona olan sevgisini içine gömmekten başka çaresi yoktur artık. Bathsheba bir yandan çiftliği yönetmeye çalışırken diğer yandan evleneceği kişiyi seçmeye çalışır. Bizler de kitabı "Onu mu, bunu mu seçecek?" diye hem merakla hem de Bathsheba'nın kararsızlıklarına sinir olarak okuruz. Bakalım Bathsheba doğru kararı verebilecek mi? Hep "Aşk mı, mantık mı? "diye soruyoruz ama bu ikisinin birleştiği başka bir seçenek daha yok mudur acaba? Kitap bizi hayali Wessex'teki Everdene Çifliğinde gezdirecek, Çoban Oak ile bizlere koyunları otlatacak ve çiftçiliğin inceliklerini öğretecek. Yazar başta önemsiz gibi görünen olayları birbirine çok güzel bağlamış. Karakter sayısının az olması okumayı daha da kolaylaştırıyor. İçinizi ısıtacak bir aşk hikâyesi okumak istiyorsanız bu kitabı listenize eklemelisiniz. Zaman zaman durağanlaşsa da güçlü kadın karakterleri okumayı sevenler bu kitabı büyük bir keyifle okuyacaklardır. Sonuyla kalbimi fetheden bir kitap oldu. Son olarak genç kızlar, kendinize Gabriel gibi seven bir eş seçin. Tabii bulabilirseniz. Bir de erkekler, rica etsem sevgilinizi Gabriel gibi sevebilir misiniz? Kitaplı günler. . .
Çılgın Kalabalıktan UzakThomas Hardy · ‎Can Yayınları · 20254,385 okunma
Puan vermedi
Kur’an ve hata kelimelerini arama motoruna yazınca ilk karşımıza çıkanlardan birisi miras paylaşımı hususunda Kur’an’da hata olduğu iddiası. Meşhur ateist ve İslam karşıtı Turan Dursun’un sitesinde aklını imanının önüne engel olarak koyan gençler, bu miras ayetlerini gündeme getirip tabiri caizse “Kur’an’da çok bariz bir matematik hatası var ve şayet kusursuz olduğu iddia edilen Allah tarafından gönderilmiş bir kitap olsaydı bu bariz hata olmazdı” demeye getiriyorlar. Ve bu iddiaya cevap vermek için kolları sıvayan gayretli ve aklını kullanan -bir kısmı âlim- birçok Müslüman zat internet sitelerinde meseleyi gündemlerine taşıyor. Birbirinden çok farklı cevaplarla ayetleri izah etmeye çalışanlar ne yazık ki tatmin edici bir cevap ortaya koyamıyor. Diğer yandan bu hata iddiasının hararetle cevaplandırılması için samimi bir şekilde birçok siteye bu husus, soru olarak iletiliyor. Mesela; payın paydadan fazla çıkması ile sonuçlanan hesap ile malın Kur’an’daki oranla dağıtılmasının imkânsız olduğunu iddia eden ateistlerin bu iddiası ‘sorularlarisale’ sitesine sorulduğunda site yöneticileri bu konunun risalelerde izah edildiğini söylüyor. Ve site konudan bağımsız olarak, risalelerde geçen kadın ve erkeğin paylarının farklılığı üzerine yapılan bir izahı paylaşıyor ve meseleye net bir çözüm getiremedikleri hissedilmiş olunmalı ki cevabın sonunda ‘sorularlaislamiyet’ sitesine yönlendirmede bulunuluyor. Sorularlaislamiyet sitesi ise konu ile ilgili Prof. Dr. Hamza Aktan’ın Mukayeseli İslam Hukuku kitabından alıntıladığı pasajı paylaşıyor. Site avliye meselesini anlatmaktan öteye gidemiyor. Payın paydadan büyük çıkması durumu ilk defa Hz. Ömer döneminde bir paylaşım sırasında ortaya çıkıyor ve mesele ashap ile istişare ediliyor. Sonunda paydayı payla eşitleyip taksimat o
Kur'an'da Hata YokHalis Aydemir · Enki Yayınları · 20127 okunma
Ailenin dokunulmazlık zırhı…
10/10
·288 syf.··
2026 3. kitabı
İyi Aile Yoktur’u okurken en çok zorlandığım şey, kitapta anlatılanların yabancı gelmemesiydi. Çünkü Nihan Kaya öyle uç örneklerden, istisnai hikâyelerden bahsetmiyor. Tam tersine, çoğumuzun “normal” diye büyüdüğü şeyleri masaya yatırıyor. Aile kavramı toplumda neredeyse kutsal kabul edilir. Anne babalar sorgulanmaz, çocuklar ise çoğu zaman sorgulanan taraftır. Bir sorun varsa çocuk asi olmuştur, nankördür, şımarmıştır, söz dinlemiyordur. Oysa Nihan Kaya bu ezberi tersine çeviriyor ve rahatsız edici bir soru soruyor: Ya sorun çocukta değilse? Kitap boyunca çocukların ne kadar ciddiye alınmadığını görmek insanın içini sıkıyor. Yıllarca bebeklerin ve küçük çocukların fiziksel acıyı yetişkinler kadar hissetmediğine inanılmış olması bile başlı başına ürkütücü. Daha da ürkütücüsü, duygusal acılarının bugün bile çoğu zaman önemsenmemesi. “Çocuktur, unutur”, “Anlamaz”, “Büyüyünce geçer” denilen pek çok şeyin aslında insanın karakterinde, ilişkilerinde ve kendilik algısında yıllarca iz bırakabileceğini anlatıyor kitap. Nihan Kaya’nın üzerinde durduğu bir başka konu da kadının aile içindeki görünmez yükü. Kadın çoğu zaman fedakârlığın adı oluyor. Kendi isteklerinden vazgeçmesi bekleniyor, kendi hayatını ertelemesi bekleniyor, herkesin yükünü taşıması bekleniyor. Üstelik bunlar öyle normalleştirilmiş ki çoğu zaman görev gibi görülüyor. Oysa kitap, kadının da ailesindeki diğer bireyler kadar arzuları, hayalleri ve sınırları olan bir insan olduğunu hatırlatıyor. Kitapta dikkatimi çeken bölümlerden biri de çocukların anne babalarını koşulsuz sevmesi üzerine yapılan değerlendirmelerdi. Bir çocuk ne kadar kırılırsa kırılsın, ne kadar ihmal edilirse edilsin çoğu zaman sevgisini anne babasından çekmiyor. Hatta çoğu zaman suçun kendisinde olduğunu düşünüyor. Belki de bu yüzden aile
İyi Aile YokturNihan Kaya · İthaki Yayınları · 20187,9bin okunma
Reklam
Reklam