Otururken
Durup dururken,hiç sebepsizce ya da bana bize sebepsizce gelirken, oturup beklerken,bir bardak su içip, bir lokma yerken...
Aslında kabulle red arasında bi yerde, tanımı belli olmayan histe yaşarken. Amacından sapıp, gerçekliğinden uzaklaşıp,bir karmaşaya dalarken.
Aslında benlikle yokluk daha fazlası hiçlikte bi yerde, kendine bir yer ararken
Kazançları bi yere kayıpları bi yere sıralayıp doğru ile yanlış arasında nerde duracağını bilmezken. Sevginin anlamının silikleştiği,aksinin bizi sarıp sarmaladığı ve buna mani olmak isterken takatimizin de yetmediği ruhta. Kabullenişle isyan arasındaki o incecik ipte meylimizin tam olarak nerede durduğunun muammasında.
Çığlıklarımızın artık duyulmadığı , ancak sessizliğin sesini hiç unutmadığımız o tınıda. Hiçbir kaybı çöpe atmayıp yenilere yer kalmadığı o valizlerde.
Saçmalamanın saçmalığına inandırılıp kendimiz olamadığımız dünyada.
Nefes almakla yaşamak ayrımını kestiremeden dümdüz yolda sağına soluna bakmaya hiç gerek duymadan.
Öyle, öylesine...
Dakika,saat, gün, ay ve yıllar sessiz sedasız geçmekte.
23.06.23/00.14/t.u(yazılar telif hakkına sahiptir)