Kalbimiz ne kadar beklenmeyen şeylerle doludur; kendi heyecanlarımızın önünde ekseriya kendimiz hayrete düşeriz. Deruhi varlığımız hudutsuz ve karanlıktır. Bu hudutsuz karanlıkta yol alabilmek için ya çok cesaretli, ya çok tecrübeli ve bir ilhama mazhar olmuş kadar ermiş bulunmak lazım gelir.
Eski bir doğu şiirinde "Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir / Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat" denilmiştir. Bu doğrudur.
*Yılın en uzun gecesinin hangi gece olduğunu müneccimler ile takvim düzenleyenler asla bilemezler. Onun hangisi olduğunu ancak gama müptela olmuş aşık bilir.