"On iki yıl, on iki yıl mı dedin Kerime? Özlemimin yüksekliğini ne bir usturlapla* ne de derinliğini bir iskandille ölçtüm. Çünkü aşk, hele sıla hasretiyle de karışmışsa, zamanı ölçüp yoklayacak her aleti tüketir.
Bazı anlar vardır, uzun ayrılık sürelerine denktir. Ama ayrılık zihnin tükenmesinden başka bir şey değildir. Belki de biz hiç ayrılmadık."
Sayfa 4 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 6.Basım, Çeviren: Kenan Sarıalioğlu·Kitabı okudu
Bir cümle söyleyebilmek için -o da çoğu kez yalan- koca kitaplar yazılıyordu. En azından kapaklarına "Bu kitap bilmemkaçıncı sayfadaki o sarsakça cümleyi söyleyebilmek için yazılmıştır" diye bir not düşülebilirdi. (s. 9)
Bu kitaba öyle bir not düşülmemiş. Benim mi bulmam gerekiyor ki? 92 sayfa arasında bulabildim mi acaba?
Arkadaşıma tavsiye edeyim o da okusun sonra üzerine konuşuruz. Ama ya bana konusu ne diye sorarsa? Ne derim ki o zaman? Kitabın konusu ne? Bunu tanımlayamadan çok beğenmiş olamaz mıyım acaba? İnanır mı bana? Aman o inanmasa nolur ki? Ben bilsem yetmez mi? Off ne diyordum ben. Unuttum.
Neyse fazla bile olmuş. 150 karakteri baya geçmişim. 92 sayfa görünümlü bu kitap aslında 50 sayfa mı yoksa 60 mı?
Konyağı da gelmemişti zaten. Acaba noldu? Merak ettim.
:))
"Gözlerimi açtığımda düşlerimin büyük kısmını; bazen hiçbirini, hatırlamıyorum. Eksikliğini ve acısını çektiğim tek şeyse, bu. Düşlerimin, hayallerimin bile ne olduklarını bilmemek... Oysa, düşlerdir insana gerçeği anlama, gerçeği çarpıtma, ya da gerçeği aşma imkanı sunan."