Uçantürk Dergisi - Sayı: 344 - Ocak 1991
10/10
·52 syf.·
1991 1. kitabı
Türk Hava Kurumu Yayın Organı UÇANTÜRK dergisinin Ocak 1991 Sayı-34. * Tüm Dikkatler Hermes'in Üzerinde, * Alman Hava Yolları Yine Berlin'e Uçuyor, * Füze Savaşı, * Notar Problem Değil, * Muhteşem Mosquito, * Havadaki Gözler, *Bir Pilotun Hatıraları, * P. 68 Observer - Gözcü, * Aşırı Güven, Aşırı Yanılgıdır, * En Üstün Sovyet, * Denizlerin Saint-Bernard'ı, * Thunderbirds, * THK'dan Haberler, * Britanya Muharebesi - Sonun Başlangıcı, * ATF'ler Savaşıyor, * YF-22, ATF'nin Hedefine Uçuyor, * Radyo Kontrollu Uçak Modelciliği, * Yakın Hava Desteği Tartışması, * Fiziksel Uçuş Raporu, * Türk Hava Kuvvetleri tarihi... konularını irdeleyen makalelerin olduğu ve meraklısınca okunacak güzel bir dergi...
1000Kitap
UçanTürk - Sayı 344 (Ocak 1991)UçanTürk Dergisi · Türk Hava Kurumu Yayın Organı · 19911 okunma
Puan vermedi·411 syf.··
2026 33. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 11:10
Rana Dasgupta Tokyo Uçuşu İptal Zihni bulanmıştı, dünyayla teması minicik bir çatlaktan ibaretti artık. O aralıktan Fareed’in mırıldandığını duydu: “Görebiliyor musun balıkları? Her yerdeler. Gökyüzünde yüzüyorlar.” “Evet.” Bernard’ın sesi kendisine bile fazla kısık gelmişti, kuyunun dibinden sesleniyor gibiydi. “Görebiliyorum. Ne çok balık.” Rana Dasgupta’nın Tokyo Uçuşu İptal kitabını sonunda okudum. Uzun zamandır listemdeydi ve bir türlü denk gelemiyordum. Bu yüzden önce sevgili sahafıma teşekkür etmem lazım; bu tuhaf isimli hazineyi bulmama vesile olduğu için. Ayrıca “Tuhaf İsimli Kitaplar” koleksiyonumun en sevdiğim parçalarından biri oldu bile. Kitap, Tokyo’ya giden bir uçağın hava muhalefeti nedeniyle iptal edilmesiyle başlıyor. Kalacak yer bulamayan 13 yolcu geceyi havaalanında geçirmek zorunda kalıyor ve vakit geçirmek için sırayla hikâyeler anlatmaya başlıyor. Kitabın en sevdiğim yanı da buydu sanırım. Her hikâye başka bir dünyanın kapısını açıyor. Bazıları tam anlamıyla bir Black Mirror bölümü gibiydi; huzursuz eden, gerici ve insanın zihninde uzun süre kalan türden. Bazılarıysa bir Disney masalı kadar sıcak, tuhaf ve keyifliydi. Aynı kitap içinde bu kadar farklı his arasında gidip gelmek çok ilginçti. Benim favori hikâyem sekizinci hikâye olan “Oyuncak Bebek” oldu. Hem atmosferi hem de bıraktığı his açısından kitabın en güçlü bölümlerinden biriydi bence. Tokyo Uçuşu İptal, klasik bir roman gibi ilerlemiyor; daha çok gecenin içinde birbirine karışan rüyalar, kabuslar ve masallar gibi hissettiriyor. Kitabın genel havası beni gerçekten içine çekti. Uzun süre aklımda kalacak kitaplardan biri oldu.
Tokyo Uçuşu İptalRana Dasgupta · Metis Yayıncılık · 2016116 okunma
Reklam
8/10
·592 syf.·
2026 98. kitabı
Yüksek Uçuş – Liz Tomforde Herkese selam. Yüksek Uçuş, Chicago'nun ünlü hokey yıldızı Zander ile uçuş görevlisi Stevie'nin hikâyesini anlatıyor. Bir yanda şöhretin merkezinde yaşayan, egolu ve herkesin tanıdığı bir adam; diğer yanda ise bu dünyanın gösterişine hiç etkilenmeyen, kendi ayakları üzerinde duran bir kadın var. Böyle kalın kitaplar başta biraz göz korkutur ya, hah işte bu hiç öyle yapmadı. Resmen su gibi akıp gitti. Hikâye aslında hepimizin bildiği, aşina olduğu bir aşk hikâyesi ama yazar duyguları o kadar güzel geçirmiş ki okurken hiç sıkılmıyorsunuz, elinizden bırakamıyorsunuz. Stevie'nin ikiz kardeşinin de ünlü bir basketbolcu olması sayesinde bu şöhretli dünyanın insanlarına ve davranışlarına oldukça alışık olması hoşuma gitti. Bu yüzden Zander'ın o "her şeyi ben bilirim" tavırları Stevie'de hiç karşılık bulmuyor. Zaten ikili arasındaki çekimin en güzel taraflarından biri de buydu. Ama kitabın beni asıl yakalayan tarafı romantizmin arkasında işlenen duygusal konular oldu. Hem Zander'ın hem de Stevie'nin annelerinden kaynaklanan çocukluk travmaları vardı. Birinin özgüveni yıllarca kırılmış, diğeri ise sevgi görmeden büyümüş. Bu yüzden karakterlerin birbirlerini anlamalarını ve iyileştirmelerini okumak çok güzeldi. Kitapta sadece aşk da yoktu. Arkadaşlıklar, aile ilişkileri, takım ruhu ve karakterlerin birbirlerine verdiği destek hikâyeye sıcacık bir hava katıyordu. Bir de işin içine hayvan sevgisi girince benim için artıları daha da çoğaldı. Zander ve Stevie'nin hikâyesi hem güldüren hem duygulandıran, film tadında bir romanstı. Kafa dağıtmak ve karakterlere bağlanabileceğiniz bir aşk hikâyesi okumak istiyorsanız bence şans verebilirsiniz.
Edebiyat
Yüksek UçuşLiz Tomforde · Ren Kitap · 2024770 okunma
7/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 16:57
Merhaba arkadaşlar. Jules Verne serüvenimiz kaldığı yerden devam ediyor. Dünyanın Hakimi (Efendisi) eserinde bizleri neler bekliyor. Hızlıca başlayalım. Bu eserde bizler özellikle hızlı arabaların konu edildiği bir döneme geçiyoruz. Kitap 1904 yılında yayımlandığı için araba bulmanın güç olduğu bir devirde adeta hızlı araçların gündeme getirilmesi bile Jules Verne’nin düşünce gücünü açığa çıkarıyor. Bu defa Amerika’ya uzandığımız eserde bizler Carolina – Morganton'a konuk oluyoruz. Burada insanlar yüksek ses nedeniyle uykularından uyanırken aynı zamanda da Great Eyrie adındaki bir dağdan gelen parlak ışıklara şahit oluyorlar. Hemen Washington emniyetinden Müfettiş Strock da görevlendirilir bu konuda ve detaylara bakmak için harekete geçer. Onun göreve gelmesi sonrası çok hızlı bir araba yanında aynı şekilde bir gemi, uçak ve denizaltı da hikayeye dahil oluyor. Tam, bu hikaye nereye gidiyor diye sorgularken bir de gizemli diyebileceğimiz ‘Ulusa Sesleniş’ konulu diyebileceğimiz mektuplar ortaya çıkıyor. Kitaba devam ettiğimizde Jules Verne’nin çok farklı düşündüğünü, 4 farklı bölgedeki 4 farklı aracın 4 ayrı mesaj ama genelden baktığımızda da bir bütünlük içeren gönderme yaptığını gözlemliyoruz. Burada biraz ‘Biyoloji’ işin içine girdiği için 4 element olarak değerlendirme yapıldığını ve kitabın buna göre şekillendiğini ekleyelim. Ancak çok önemli bir detay var ki bundan mutlaka bahsetmemiz gerekiyor. FBI olarak bildiğimiz büronun öncü kuruluşu olan Soruşturma Bürosu 1908 yılında kurulurken Verne kitabı bundan birkaç yıl önce kaleme alıyor. Yani tamam teknolojik yenilikler hadi biraz beklenti biraz hayal gücüyle denk geldi diyebiliriz ama bu noktada bu kadar ufak ve önemli bir detayı es geçemeyiz. Verne bence yalnızca tahmin yürütmüyordu. Bildiği kısımlar da vardı.
Dünyanın HâkimiJules Verne · Alfa Yayınları · 2021185 okunma
10/10
·
Beğendi
Bir zamanlar sadece barut kokusunun ve belirsizliğin sindiği Gabar’ın eteklerinde, bugün bam-başka bir destan yazılıyor. Henüz bir çocukken, gökyüzünde süzülen o ilk yerli İHA denemelerine tanıklık ettiğimde, bunun sadece bir uçuş değil, bir şehrin özgürlük ve huzur ilanı olduğunu bilmiyordum. Bugün Şırnak, gökyüzünde İHA/SİHA’ların kurduğu çelikten huzur kubbesiyle korunurken; yeryüzünde, vatan sevdalısı TPAO ve TPIC mühendislerinin alın teriyle petrolün bereketine kavuşuyor. Bu kitap; Gabar’ın tozlu yollarından gökyüzünün sonsuzluğuna uzanan bir dirilişin, terörden arınan toprakların “Petrol Başkenti”ne dönüşmesinin ve yerli millî imkânlarla yazılan gerçek bir başarı öyküsünün belgesidir. “Şırnak artık uzaklarda bir şehir değil; Türkiye;nin enerjisi ile gurur duyduğu, umudun parladığı bir fenerdir.”
Gökyüzünden Yeryüzüne ŞırnakHakan Vural · İkinci Adam Yayınları · 20260 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 15. kitabı
İnsan bir kez ehlileştirildi mi buğday tarlasına her baktığında sarı saçlar görür. Ortaokulda okuyup neden abartılıyor bu kadar dediğim kitabı İoanna Kuçuradi’nin seslendirmesiyle bu kez dinledim. Tilki ile olan kısımlarda biraz ağladım. Zaten son kısma da ağladım. Ama değinmek istediğim nokta yazarın gerçekten pilot olması ve çöle düştüğünde 4 gün sonra kurtarılması. Gece uçuşu kitabını da okumuştum ama ikisi çok farklı duygular barındırıyor
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Ez - De Yayınları · 2015279,9bin okunma
Reklam
Reklam