Çok ters köşe bitti!
üff iyiydi gerçekten
çok sardı, hiç iş yapmadan kitap okumuşum gibi oldu.
böyle iyi kitapları sanki film izliyormuşum gibi okuyorum sonra filmini mi izlemistim diye düşünüyorum
Erkek ArkadaşFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,588 okunma
Dili güzel,anlaşılır ve tabiki akıcıydı:) Hizmetçi kitabıyla aynı mı acaba uff derken inanılmaz bi yere çıktı. Spoiler vermek istemiyorum ama evet güzel ters köşe yaptı Şimdi sırada Hizmetçi İzliyor var
Herkesin hayatında bir Enzo olması dileğiyle iyi okumalar
Herkes elindeki kitabı bıraksın ve Puslu Kıtalar Atlası'nı okusun ben kurmaca metin sevmiyorum sanıyordum ama meğer henüz İhsan Oktay Anar olumamuşım çok severek okuduğum hiç bitmesin istediğim bir kitaptı muhteşem bir hayal gücü okurken farklı bi konuya geçiyor üff bu ne alaka diyorum ama öyle güzel bağlıyor o kadar güzel kesişiyor ki hikayeler İhsan Oktay Anar'ın kalan kitaplarını da bir an evvel okumalıyım,
Merhabalar bugün sizleri adı bile ölümden geçen Elfida ile tanıştırmaya geldim. Kitap günümüzden 3 yıl öncesinde başlıyor. Elfida artık tamamen yorulduğunu ve tükendiğini hissettiği bir anda hayatına son vermeye karar veriyor. Uçurumun kenarında onu atlama demek yerine atlarsan sen bilirsin ama yazık olur diyen bir adamla tanışıyor. Adam o kadar net bir şekilde bunları söylüyor ki Elfida yeniden düşünmeye karar veriyor. Elfida için bu adam bir takıntı olmuştu üç yıl boyunca ne yaptığını nereye gittiğini her şeyi saati saatine biliyordu. Yasa dışarısı dövüşlere başlamasının sebebi de bu adamdı. Tek hedefi karşısına çıkan rakip olmak! Onun da dediği gibi tam üç yıldır Kurşun Alpugan'ın hayatının içindeydi ama aynı zamanda değildi. Kendince oluşturduğu bu planda ona göre avcıyı avlayacak av olacaktı. Sizce başarılı olabildi mi?
Zekasına bayıldım bu kızın. Acayip bir şey gerçekten zehir gibi. Yaşadıklarından sonra çelik gibi bir zırh edinmesi de çok normaldi. Ancak yaşadığı şeyleri normal görmesi beni bir ara delirtti. Destek alıyordu ama öylesine yapıyordu. Turuncu rengi muhabbeti ve Elif'in Elfida oluşunu okumak beni çok üzdü. Babasından resmen tiksindim! Bayağı ağlayıp durdum. Kitaptaki favorim kesinlikle Kılıç oldu. Namı diğer Kurt. Düştük yine bir yan karaktere teşekkürler. Kitabı okuyanlar neden onu seçtiğimi anlayabilir. Nil'in de söylediği gibi aile gökkuşağı ailesi gibi Turkuaz, Safir, Mavi, Larcivert ve Kurşun.. Elfida bu kalabalıkta birazda yaşayamadıklarını yaşadı. Dedim ya o içindeki yoksun, küçük kızın küçücük şeylerde mutlu olması beni çok etkiledi. Kurşun konusunda henüz kararımı veremedim. Arkadaş etrafındaki herkes manyak çıktı ya! Yani kime elimi atsam bir yerde manyak olduğu ortaya çıktı. Kitapta karakterlerin arkasında duramıyorum özür dilerim.
Selam
Size @missfirat kaleminden, @ephesusyayınları’ndan çıkan #aşkadüşüş kitabı ile geldim. Sayfaları “Beni neler bekliyor?” diyerek çevirmeye başladığımda hislerimin bu kadar karışacağını hiç düşünmemiştim. Neden mi? Kimi zaman çok sinirlendim, kitabın içine girip Melek’i sarsmak istedim (gerçi bunu Ece fazlasıyla yaptı ). Kimi zaman Murat’a bir tane çakasım geldi, kimi zaman da İlker’e “Uff hadi, ne bekliyorsun? Bu kadar sabırlı olma!” diye seslenmek istedim. Yan karakterlerin yaşadıkları da öyle güzel aktarılmış ki hiçbirini yadırgamıyor, hepsine ayrı bağlanıyorsunuz. Ama en iyisi gelin, size hikâyeyi anlatayım...
Melek, babasının yurt dışına çalışmaya gitmesi ve sonrasında ailesini de yanına almasıyla Ankara’da teyzesinin yanında kalır. Lise konferans salonunda isimler okunurken gönlünü aşka kaptırır. Kalbindeki aşkın bir gün gerçek olacağına inanır ve Ankara’da kalmak ister. Aynı koridorları paylaştığı, aynı gökyüzünün altında yürüdüğü adamı bırakıp gitmek istemez. Tek istediği, bir gün Murat’ın onu fark etmesidir.
Ancak Melek’in yıllarca uzaktan sevdiği, duygularını satır satır defterlere yazdığı Murat ailesinin işi nedeniyle İstanbul’a taşınır. Böylece Melek’e sadece platonik aşkını uzaktan izlemek kalır. Üniversite döneminde de annesi Feride yüzünden Ankara’dan çıkamaz. Ta ki son sınıfta kuzeni Ece’nin teklifine kadar...
İstanbul’un en prestijli üniversitelerinden birine ailesinden habersiz yatay geçiş yapar. Çünkü işin ucunda sevdiği adama yakın olmak vardır. Ve işte hikâye tam da burada başlıyor...
Yıllardır uzaktan sevdiği Murat’ı yeniden görecektir. Melek; iyi kalpli, saf, her şeyin güzel tarafını görmeye çalışan tam bir Pollyanna. Fakat zamanla uzaktan sevmek ona yetmez. İçinde ukde kalmasın diye Murat’a bir adım atmak ister. Ama karşısındaki adam
Önceden olsa okuduktan sonra üff ne saçma galan derdim. Oysa bakıyorum şimdi kitapta zaman zaman 'aaa ben de böyleyim, haklı, doğru' dedim. Birkaç saat içinde okudum ve Albert Camus'nun diğer kitaplarını okumam konusunda iyi bir referans oldu benim için.
Adam öldürme suçundan yargılanan bir adama annesinin cenazesinde ağlamamasının, sigara içip, kahve ikramını geri çevirmemesinin delil olarak kullanılacağı kimin aklına gelir ki
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137bin okunma