Fikret Eroğlu'nun Araf'ın Sakinleri kitabının baş karakteri Cenk, Araf Yolcuları'nda başka bir hikaye ile karşımıza çıkıyor.
İki kitabın konusu tamamen farklı olduğu için seri niteliği taşımıyor. Yani ilk kitabı okumayanlar, bu kitabı rahatlıkla okuyabilir.
Konuya gelirsek, Cenk başarılı bir doktor. Ankara'ya bir konferansa gidiyor.
Bineceği uçakla ilgili bir sorun yaşandığı için Ankara'ya giden Gambiya devlet başkanının özel uçağına misafir olarak biniyor.
Uçak havalandıktan kısa bir süre sonra kaçırılınca macera başlıyor.
Yazar, kitapta "vicdan" kavramı üzerinde duruyor. Okuyucuların da kendi vicdanlarını sorgulamalarını istiyor.
Açıkçası ben Araf'ın Sakinleri'nin hikayesini daha çok beğenmiştim. Bu kitabın hikayesinden çok yazarın vermek istediği mesajları beğendim.
Şahsen de tanışıp sohbet etme fırsatı bulduğum değerli yazarımıza başarı dolu bir kariyer ve huzur dolu bir hayat diliyorum.
Halil Cibran'ın Ermiş kitabını sonunda bitirebildim. Bitirebildim dememin sebebi deneme türünü sevmemem. Evet, bu kitap belki sıradan bir deneme kitabı değil. Hem çok meşhur hem de şiirsel bir dille yazılmış. Fakat maalesef kitap ne kadar iyi olursa olsun, deneme türü bana göre değil. Ben kurgusal kitapları seviyorum.
Kitabın konusuna gelirsek, El Mustafa isminde bilge bir adam, on iki yıl yaşadığı Orphalese kentinden ayrılacağı gün, kent halkına çeşitli öğütler veriyor. Hayata dair bir çok konu ile ilgili öğütler var: Aşk, evlilik, özgürlük, acı, dostluk, zaman, dua, güzellik, ölüm...
Elli dört sayfalık bu kısa kitabı eğer severseniz, elinize aldığınız gibi biter zaten. Ayrıca içinde insanı uzun uzun düşündürecek derin cümleler de var.
Son olarak kitabın kapak resmi ile içeriği arasında hiçbir bağlantı kuramadım. Kitabı okuyan arkadaşlar yardımcı olursa sevinirim :)