Ah! Nasıl korkunç bir kibir ve tutku dakikasında yakarmıştı, geçen günlerin yükünü portresi taşısın da kendisi sonsuz gençliğin lekesiz görkemini koruyabilsin diye! Bütün hüsranların başlangıcı bu olmuştu. Keşke işlediği her günah kesin, gecikmesiz cezasını da beraber getirseydi, böylesi çok daha iyi olurdu. Ceza görmekte kişiyi arındıran bir şey vardı. İnsanın adil bir tanrıya yönelttiği dua, "Günahlarımızı bağışla," değil de, "Hatalarımız için bize ceza yolla," olmalıydı.
Sayfa 471 - Can Yayınları, Çeviri: Nihal Yeğinobalı·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gezine gezine evine dönerken, yanından smokin giymiş iki genç adam geçti. Birinin öbürüne, "İşte Dorian Gray!" diye fısıldadığını Dorian duydu. Parmakla gösterilmekten, bakılmaktan, konuşulmaktan bir zamanlar nasıl hoşlandığını anımsadı. Şimdi kendi adını duymaktan gına gelmişti. Son zamanlarda gediklisi olduğu o küçük köyün şirinliğinin yararı orada kimsenin onu tanımamasıydı. Başını döndürüp gönlünü çaldığı kıza yoksul bir genç olduğunu söylemiş, kız da ona inanmıştı. Bir gün de Dorian ona çok kötü bir insan olduğunu söyleyince kız ona gülmüş, kötü yürekli kişilerin hep çok yaşlı, çok da çirkin olduğunu ileri sürmüştü. Ne de güzel bir gülüşü vardı! Kuş şakıması gibi. O basma entarileri, kocaman şapkalarıyla nasıl güzeldi! Hiçbir şey bilmiyordu, ama Dorian'ın yitirmiş olduğu her şeye sahipti.
Sayfa 468 - Can Yayınları, Çeviri: Nihal Yeğinobalı·Kitabı okudu
Ah, Dorian, keşke seninle yer değiştirebilsem! Çevremiz ikimizi de çoğu kez kınadı, ama sana her zaman taptı. Her zaman da tapacak. Sen çağımızın hem aradığı hem de bulmaktan korktuğu imgesin. Ömründe tek bir şey üretmediğine öyle seviniyorum ki! Ne bir heykel yonttun ne bir resim çizdin ne de herhangi bir şey ortaya çıkardın, kendin dışında! Yaşam, senin sanatın oldu. Sen kendi kendini besteledin. Yaşadığın günlerdir senin şiirlerin."
Sayfa 464 - Can Yayınları, Çeviri: Nihal Yeğinobalı·Kitabı okudu
* Sürprizbozan *
Dorian, "Harry, Basil'i ben öldürdüm, desem ne dersin?" diye sordu. Konuşurken gözlerini arkadaşının yüzünden ayırmamıştı.
"Sana yakışmayan bir rol oynuyorsun, derim, dostum. Bütün ağır suçlar bayağıdır, aynı zamanda bütün bayağılıklar da ağır bir suçtur. Cinayet işlemek sana göre değil, Dorian. Böyle demekle gururunu incitiyorsam üzgünüm, ama inan bana, doğruyu söylüyorum. Ağır suçlar tümüyle aşağı sınıflara özgüdür. Onları zerrece kınamıyorum. Bana öyle geliyor ki bizim için sanat neyse onlar için de suç işlemek o: yani olağandışı heyecanlar yaratmanın bir yöntemi."
* Sürprizbozan *
Sayfa 455 - Can Yayınları, Çeviri: Nihal Yeğinobalı·Kitabı okudu