ukde

Hiçbir şeyin durmadığı bu ırmakta hızla akıp giden şeylerin hangisine değer verebilir insan? İnşanın; daha uçarken görüp gönül verdiği bir serçenin ona sevdalanır sevdalanmaz, kanat çırparak gözden yitip gitmesi gibi.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Her zaman mutlu yaşayabilirsin, çünkü doğru yolu izlemek, ona göre düşünmek ve davranmak senin elindedir. Şu iki ilke Tanrı'nın ve insanların ruhlarının ortak niteliğidir: başkalarının seni engellemesine izin verme, kendi iyiliğini doğruyu istemekte ve doğru davranmakta ara ve arzularını buna göre sınırlandır.
Geçmişin ve geleceğin, içinde her şeyin yokolup gittiği sınırsız uçurumunu düşün. Öyleyse, bütün bunların ortasında gurura kapılmak, çırpınmak, yakınmak aptallık değil midir, sıkıntılarımız uzun bir zaman sürmeye yazgılıymış gibi.
Buradan ayrılınca yaşamayı düşündüğün yaşamı burada, yeryüzünde de yaşayabilirsin. Eğer başkaları buna izin vermezlerse, o zaman yaşamdan da çık, ama bir kötülüğe uğramış gibi değil. "Burası dumanlı, ben dışarı çıkıyorum." gibi.
"Öyleyse, şu anda ruhumu hangi amaçla kullanıyorum?" Her durumda, kendine bu soruyu sor; "Şu anda nasıl bir ruhum var? Bir çocuğun ruhu mu, bir yeniyetmenin ruhu mu, yoksa bir kadının ya da bir zorbanın, yahut bir evcil hayvanın mı, yoksa bir yabanıl hayvanın mı?" diye sor kendi kendine.