Buradan ayrılınca yaşamayı düşündüğün yaşamı burada, yeryüzünde de yaşayabilirsin. Eğer başkaları buna izin vermezlerse, o zaman yaşamdan da çık, ama bir kötülüğe uğramış gibi değil. "Burası dumanlı, ben dışarı çıkıyorum." gibi.
"Öyleyse, şu anda ruhumu hangi amaçla kullanıyorum?" Her durumda, kendine bu soruyu sor; "Şu anda nasıl bir ruhum var? Bir çocuğun ruhu mu, bir yeniyetmenin ruhu mu, yoksa bir kadının ya da bir zorbanın, yahut bir evcil hayvanın mı, yoksa bir yabanıl hayvanın mı?" diye sor kendi kendine.
Doğayı izlemekten daha hoş bir şey olabilir mi? Kaba zevkler bu yüzden baştan çıkarmıyor mu bizi? Zihnin yüceltilmesinin, özgürlüğün, basitliğin, iyi yürekliliğin, dindarlığın sana daha büyük bir haz verip vermediğini düşün. Öyleyse, anlama ve bilme yetisinin giriştiği her durumda nasıl güvenli, nasıl mutlu olmayı sağladığını göz önüne alırsan, bilgeliğin kendisinden daha hoş ne var ?
Her eyleminde doğruluk ilkelerine göre davranmayı başaramazsan canını sıkma, gönül gücünü yitirme, öfkelenme; yanıldınsa baştan başla; davranışların, en azından çoğunlukla insana lâyık davranışlarsa memnun ol.
Üç bin yıl ya da bunun on katı bile yaşasan, hiç kimsenin yaşamakta olduğu yaşamdan başka bir yaşamı yitirmediğini, yitirmekte olduğu yaşamdan başka bir yaşam yaşamadığını aklından çıkarma; bu nedenle en uzun yaşamın da, en kısa yaşamın da sonu aynı yere varır.