sizin hiç Allah’tan böyle çok isteyip de isteğinizin gerçekleştiği bir hayaliniz oldu mu? ama böyle çok içten istediğiniz, uzun süredir beklediğiniz bir şey. benim bir kere olmuştu ilkokuldayken. kız kardeşim olsun istemiştim çünkü sınıf arkadaşlarımın hepsinin bir kardeşi vardı erkek ya da kız. hepsine özeniyordum, yedi yaşındaydım o zaman. benim niye yok, ben de eve gidince oynayayım onunla dediğim biri olsun istemiştim ve hala içimde o isterkenki hissi hissediyorum. o kadar çok böyle içerlemiştim ki bunu, Allah çocukların duasını duyar sözünü iliklerime kadar yaşamıştım. kız kardeşim var bir tane, yedi yaş küçük benden. çok seviyorum onu, benim için bambaşka bir şey onun varlığı ve hani, elimden gelenden fazlası olsa onu da yaparım onun için. ama onu üzgün gördükçe, içinde ukte kalan şeyleri bana anlattıkça ve ben bunu yapamadıkça, o evde onu tek başına bırakmak zorunda kaldıkça, kalbi kırıldıkça kendimi çok suçlu hissediyorum. ben istediğim için geldi o hayata belki ve ben yaşadığımız hayatı bilerek onu istedim. işte tam bu noktada da kendimi çok bencil hissediyorum. ben hassas biriyim, onun iyi hissedemediğini bildikçe o bir yaralanıyorsa ben on yaralanıyorum. bilmiyorum, öyle paylaşmak istedim bunu da. ama şunu gördüm ve çocukken de inandım buna. Allah çocukların dualarını kabul edermiş gerçekten de.
İçimde kalan bir ukte umudun var. Onu da benimle birlikte lütfen bitirme...
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bugün kitaplığımı karıştırırken lisedeki günlüğümü gördüm, oturup her sayfayı tek tek okumaya başladım. Yeri geldi yazdığım saçmalıklara güldüm, içimde ukte kalan olaylara üzüldüm, küçük olaylara bile ne kadar kırıldığımı fark ettim. O zamanki halim pek bir şey yaşamamasına rağmen hayata daha sıkı tutunuyordu, sanki geleceğin zorluklarını önceden bildiği için hazırlık yapmıştı. Bir ağacın toprağa daha çok tutunup köklerini geniş bir alana yayması gibi... Ne yaşarsam yaşayayım hayata olumlu bakmayı biliyordum ama şimdi dönüp kendime bakınca hayata farklı pencerelerden bakan melankolik bir realist görüyorum. Sayfalar ilerledikçe hem gelişimime tanık oldum hem de hayata olan bakışımın ne kadar değiştiğini fark ettim ve aslında şunu anladım: Olaylara olan bakışımı hayatın kendisi değil, hayatta yaşadıklarım değiştirmiş. Bugün geçmişe yolculuk yapmak güzel bir deneyimdi. Şimdi elimde yeni siyah kapaklı bir defter var, aynı karamsar düşüncelerim gibi; varoluşum, hayatım üzerine düşünüyorum. Fakat bu defteri açıp okumaya başlayınca zihnim onca karamsarlığı taşıyamadığı için hep yarıda bırakıyorum. Hayat tuhaf, sanırım bu sefer de gerçeklerden korkuyorum.
Duygu ve Düşünce
İyi anlayan anladımı ? Kimse için de kurt ile bir ukte ile yaşanamaz
1000Kitap
Bazı şeylerin içimizde ukte olarak kalacağını biliyorduk. Ama insanın en çok istediği şeyin yüreğinde ukte olarak kalması, bambaşka bir ağırlık bırakıyor. Yaşanan, sürüp giden bir hayat var ama buna ne kadar "hayat" denir, orası muamma.
Edebiyat
Sonsuza kadar içimde ukte kalacak o şey (: