...Mecnun'a tez ulak çıkarın; Leyla çölden taşınmış..
Şiir
Akıncı il gazi bey çeşitli yolsuzluklarda bulunanlar, tapınak soyan, insan tüccarlığı yapan, duvar delen, soygunculuk, hırsızlık edenler, işledikleri suçlara göre ad alırlar. Soner A. Soner A. ­İl Gazi Bey Akıncı Beyiydi Pek çok kale ehline emanet edilmişti Seslendi yeniçeri ağasına Dursun çavuş bilir ne gelir başına Yolsuzluklar yapanın mescitler soyanın Dursun çavuş dediki elbet bilirim ağam Soygunculuk edenler cana kıyan İnsan soysuzdur çulsuzdur ruhsuzdur Onun korkusu yoktur Cenabı Haktan Hiç bir insana haksızlık yapılmaz Onlar işledikleri suçlara göre yargılanır Her insan kendi mükâfatını cezasını alır Bilal emmi hırsızlık yapmış ah almıştı Osmanlıda ah almanın cezası yanmaktı İnsan tutacaktı bir mekânı ıslah edecekti Tarihin tanıkları idi kaleler Günde yüz kere yüzler sürmeli Dua etmeliydi O sultanı görmek için Getirin dedi İl Gazi Bey Suçlu Bilal Emmi çıkarıldı huzuru divana İl Gazi Bey sordu Çamlıhemşinde Akıyordu fırtına deresi sessizce Kaleler surlar şahitti yaptıklarıma
Din
Reklam
Lâ ilahe illallah de kazan gazayı Çöller uçsuz bucaksız, yine de geçtim. Eşkiyaya savaş verdim, korkular saçtım. Ummanlara dönüşüp menzilden taştım. Kelime de hece de seni aradım. Ahmet Ahmet ·5 No'lu Şiir Çöller uçsuzdu bucaksızdı Peygamberimiz SAV dua ile andı Hakkı Önce eşkıyalarla savaşarak Dediki Cihat ve kıyam ile düşmez sancak Ummanlar geçti efendimiz Onadır salam selat ve duamız Baktı bedire dediki ey Ali ey Hamza La ilahe illalah diyerek cenk edin Bilinki Allahtan başka ilah yoktur Çöller uçsuzdur bucaksızdır Ve Bedir Savaşındaydı Hz Muhammed Dediki ey Rahim olan sonsuz merhamet En doğru iş için hidayetini isterim Ancak senin yardımın ile cihat ederim Ve Kıyama kalkıyordu islam ordusu Ey Allahım bir avuç müslümanız Eğer yok olursa bu müslüman ulular Dünyada sana ibadet edecek kim kalır Bize hidayetini göster doğru kapıyı aç Sen bizleri doğru ve hidayete ulaştıransın
Din
5 No'lu Şiir
Bindim atın sırtına daldım ormana. Kattım dağı, vadiyi toza dumana. Direndim, acımasız geçen zamana. Gündüzde gecede seni aradım. Çöller uçsuz bucaksız, yine de geçtim. Eşkiyaya savaş verdim, korkular saçtım. Ummanlara dönüşüp menzilden taştım. Kelime de hece de seni aradım. Bulmanın umuduyla hayaller kurdum. Diyarlardan diyarlara ulak uçurdum. Umutsuzluk bilmedim,ayakta durdum. Bulmacada bilmecede seni aradım. Ahmet
Edebiyat
Zihnimiz, acizlerin şikayetleri sığacak kadar Kanırtılırken ses etmedik Öcümüz alınacak korkusuyla irkildik Kaldıysa bir soru içimizde O da birşey: Nerdedir yerle gök arasındaki ulak, Nerde biz? . İsmet Özel
Dünya çok kalabalık kıyamet gibi insan var. Ve bu yüzden kimsenin aklının bile ermediği sona doğru yürüyorum. Sabah ile gecenin eşit denkleminde ben beynimi uyusturup yalnız vaka haliyle kendime misafir oldum. Üç-beş irili ufaklı şeyler tamir eder günümü öldürmek isterim. Zaman kimine göre bir nasihat kimine göre de kayıptır. Kaybolmanın eşsiz huzuruyla ben kaybolanlardanın yanındayım. Şuanda gözlerim yarım kapalı, belki bir tanesi hafif açık göz ucuyla bir yerleri kesiyorum. Ancak farkında değilim. Bu dizeleri size yarım ulak halimle yazdım. Edebi bir dize gibi bir isteğim yok. Şuan ne istediysem onu size yazdım.
Alıntı
Reklam
Reklam