ulaş BAŞOĞLU

9/10
·308 syf.··
2026 8. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 23:24
Kopyalanmış Adam, yazarın muhteşem üslubuyla çok farklı bir kafada yazılmış. Böyle farklı fikirleri konu edinen eserleri seviyorum. Kitap bize karakterleri sadece tanıtmıyor onların iç seslerine kadar tanık olmamızı sağlıyor. Karakterlerin zihinlerinin en derinlerine iniyoruz, onlar ile bütünleşiyoruz ve haliyle kendimize soruyoruz bir kopyamız bir anda peydah olsaydı ne olurdu? Ruhumuz, kişiliğimiz, ne kadar kırılgan... kendimizi anlatacak kelimeler bulmak bazen ne kadar zor. Karar almak en kolayıdır diyor yazar gün içinde sürekli kararlar aldığımız aşikar. Ama her karar süreci sanki bizim ile kopyamızın arasındaki bir münazara değil mi? Her karar evrende yeni bir kopya doğuruyor. Sonsuz olasılıkların içinde yaşadığımız bu kuantum dünyada sonsuz kopyalarımızın aldığı kararların sonuçlarıyla çiziliyor kader çizgimiz belki de. Belki de kitabın bunlarla hiç ilgisi yok... son yarısı çok sürükleyici tamamı çok ilgi çekici. Çok beğendim. Tavsiye ederim.
Kopyalanmış AdamJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20143,721 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·152 syf.··
2026 5. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 12:53
Bir kutu kitap üyeliğimin ilk ayında elime ulaşan kitaplardan biri oldu. Kitap seti içinde ilk bunu okudum. Kitabın seçiminde nelere dikkat edildiğini bilemiyorum ama onca kitap arasından bu mu? Belki de öyledir... Kafamızın içinde neler yaşıyoruz kim bilir? İnsan o kayıtsız şıklığının ardında kim bilir hangi bilinç bulanıklıklarını netleştirmeye çalışıyor, hangi sorunlarını çözmeye çalışıyor, düştüğü hangi kuyulardan tırmanıyor? 8 milyar insan arasından beni tam olarak anlayabilecek bir kişi bulabildiysem bu bile başlı başına başarıdır demiş yazar. Teoride bu mümkün olmadığına göre kafamızın içindeki mücadeleyi yapacak tek kişi yine biziz. Hastanın o mücadelesini kitap boyunca hissediyoruz. Bunu çok başarılı buldum. Ayrıca sonu da çok vurucuydu. Tavsiye ederim.
KlinikPavol Rankov · Dedalus Kitap · 2026638 okunma
Akıcı üslup metaforik anlatım
9/10
·344 syf.··
2026 1. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 12:14
Kitap iki işçi çocuğunun büyüme sürecinde birinin gücü elinde bulunduran bir kapitaliste diğerinin ise adeta geçmişin ütopyasında yaşayan iflah olmaz bir devrimciye dönüşme sürecini bir çok metaforla süsleyen akıco bir anlatım ile ele alan harika bir eser. Yaşama sevinciyle dolup taşan bir devrimci kadın olan Feride, masalardaki söylevleri ile bir devrim peygamberine dönüşen Rahmi... Arkadaşına bağlılığı hiç kaybolmayan Fehmi... Peygamber, Meryem metaforları... Sonu da çok iyiydi. İlerlediğini sanarak bir hayal peşinde koşan Rahmi bulunduğu yerde daireler çizip hiç ölmemiş olan kadının mezarının üstüne gömülüyor. Kitap güzel bir sol eleştirisi olarak okunabilir.
Peygamberin Son Beş GünüTahsin Yücel · Can Yayınları · 2019917 okunma
7/10
·344 syf.··
2025 17. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2025 17:41
Mağara resimlerinin bulunuşlarını, bulan kişiler hakkında bilgiler vererek ele aldıktan sonra bunlara getirilen tüm anlamları derleyen, yazarın uzmanlık alanı olmadığından kişisel bir görüş ortaya koymaktan çekinen bir içerikte yazılmış. Cro magnonlar ile binlerce yıl önce başlayan bir sanat serüveni söz konusu olabilir. Konuya meraklı okurlara tavsiye ederim.
Mağara RessamlarıGregory Curtis · Redingot Yayınevi · 201733 okunma
Puan vermedi·456 syf.··
2025 15. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2025 15:59
Kitap incelemek bence büyük cüret gerektiren bir iş ama yine de buna cüret edeceğim. Yazarın geleceğe dönük öngörülerini aktarırken geçmiş ve günümüz hakkında da tespitleri oldukça etkileyici. 2016 yılında yazılmış olduğunu sanıyorum. Üzerinden geçen 9 yıl öngörülerini doğrular nitelikte ilerlemiş. İnsanın anlam arayışı varoluşumuza katlanmanın yegane yoludur. Tarih, bu anlam arayışına göre şekillenmiştir. Göbeklitepede bunu görebiliyoruz. Avcı toplayıcı toplumlar tarım devrimi ile birlikte yerleşik yaşama geçtiler ve bundan sonra dinleri icat ettiler düşüncesini yıkan bir keşif. Bu gibi bir yapıyı inşa eden bir topluluğun daha en başından organize olabilmesi gerekiyordu. Anlam arayışı bilimsel ilerlemenin sonucu değil başlangıç noktasıydı. İnsan anlam arayışının verdiği huzursuzluktan bir kurumsal inanç sistemine dahil olarak kurtuldu. Birey önemli değil önemli olan kutsal devlet idi. Savaşlarda yitip giden kişiler büyük bir anlam için kutsal bir amaç için öldüler. Sonra kapitalizm kazandı, liberal dünya insana hümanizmi pompaladı. Herkes eşit değildi ama özgürdü. Her deneyim lüks değildi ama değerliydi. İnsan, birey en önemlisiydi çünkü çarkların dönmesi için özgür olduğunu hisseden bireylere ihtiyaç vardı. Peki gerçekte özgür irade var mıydı? Ya özgür irade sadece algoritmik biyolojik varlığımızın bir sanrısı ise? Bir ilüzyon ise? Bu yanılsama hümanizmin insana atfettiği değeri yerle bir edebilir. Çünkü bilince sahip olmayan üstün bir zeka gelişiyor. Algoritmalar insanı kendinden daha iyi tanıyabilir. Ve anlamı daha çok yitirmiş oluruz. Bu çılgınlık ile işe yaramaz bir sürü insan yığını ne yapacak? Yazarımız diyor ki bizi dataizm dini bekliyor. Yeni anlamımız bilgi akışının kutsallığıdır.
Homo Deus: Yarının Kısa Bir TarihiYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 201714,4bin okunma