Türk halkı kimseye düşman değildir, türk aydını, bütün eksiklerine rağmen dünyayı tanımak istiyor.Biz geri kalmış bir ülke değiliz, fakir düşmüş bir soyluya benzetilebiliriz ancak.Arap ülkeleri bütün petrol gelirlerine rağmen ne yapacağını, parasını nasıl kullanacağını bilmiyor.Amerikalı, avrupalı kendi dışındaki kültürleri sadece inceler; bizim samimiyetimiz ve sıcaklığımızla benimsemez. Bu soğuk ve mesafeli bir davranıştır.Öğrendiklerini istismar etmek ister.Bu yüzden kaliteyi sömürür.İnsanla ilgisi, sadece kendi insanı bakımındandır.Bir Afrikalı'yı, bir Hintli'yi, bir Çinli'yi, bir Rus'u, bir Türk'ü hissedemez içinde. her şeyi bir anatomi masasına yatırır, kusurları ortaya koyar, sahip olabileceklerini alır -mülkiyet duygusu-.Edebiyatta bile çıkarına bakar. bir Puşkin'i anlayamaz.Dostoyevski'ye, Tolstoy'a yaklaştığı gibi yaklaşamaz. Biz Steinbeck'in pamuk ve şeftali toplayan işçileriyle birlikte acı çekeriz, Hamlet'in meselesine katılırız.Palto bizi derinden sarar.Batılı değerlendirir, biz severiz. yalnız Batıya karşı olmak da bu evrenselliğimize uymuyor.Türk olarak başka türlü olduğumuzu, barbar ve geri kalmış olmadığımızı hissetmek için batıya karşı çıkıyoruz sanki.Biz Doğuya da Batıya da sahip çıkabiliriz oysa.Kültürümüzü zenginleştirecek bu evrensel özelliğimizi belki bilmeden baltalıyoruz. Çocukça samimiyetimizi gizlemeye kalkışarak batılı çürümüş diplomatları taklit etmeye çalışıyoruz.