İnsan gömmek istiyor. İnsan baş edemeyeceği kadar büyük olduğu için bilinç düzeyine taşıyamadığı şeyleri zihninin çok derininde bir yere gömmek istiyor.
Benim annem hayal etmeye bile yeltenmediği yeni bir hayat için vaktin geçtiğine, gençliğinin geçtiğine, ömrünün geçtiğine birdenbire inanan;
oysa hâlâ genç olan;
hâlâ aşk yaşayabilecek olan;
hâlâ aşk yaşamaya hakkı olan ama sahip olduğu hakkı kabul edemeyen, başka türlü bir kadındı.
Anneannem işine gelmeyen şeylere inanmamakta çok başarılıydı, bu onun için bir tür var olma biçimiydi, çocukluğundan beri ona acı veren olaylar, gerçekler, durumlar olmamış gibi, olmuşsa da pek yara almamış gibi davranarak var olmuştu.