İlişkiler, bizim aynalarımız. Kendimize çektiğimiz şeyler daima ya sahip olduğumuz özelliklerin ya da ilişkiler hakkındaki inançlarımızın aynası oluyor.
Bu patron, iş arkadaşı, memur, arkadaş, sevgili, eş veya çocuklarımızla ilişkilerimiz için de geçerli.
Bu insanlarda hoşlanmadığınız şeyler ya kendinizin yaptığı veya yapmak istediği ya da inandığınız şeyler oluyor. Onların bir şekilde hayatınıza uyan yönleri olmasaydı, onları çekmezdiniz ve hayatınızda yerleri olmazdı.
ZİHNİNİZ İSTEDİĞİNİZ ŞEKİLDE KULLANMAYI SEÇECEĞİNİZ BİR ARAÇTIR.
Düşünmeyi "seçtiğiniz" düşünceler, yaşam deneyimlerinizi yaratıyor. Eğer bir düşünce ya da alışkanlığı değiştirmenin zor olduğuna inanıyorsanız, bu düşünce seçiminiz sizin için doğru olacaktır. "Benim için değişmek gittikçe kolaylaşıyor" düşüncesini seçerseniz, bu düşünce seçiminiz de sizin için doğru olacaktır.
Havluyla yüzünü kuruladığında aynaya baktı birkaç saniyeliğine. Koyu kumral saçları yüzüne düşerken yeşile çalan kahve gözlerine baktı. Çenesini kaplayan sakalına dokundu. Babasına benzediğini düşündü. Elindeki havluyu yerine asarken derin bir nefes aldı. “Onun gibi değilsin!” dedi içindeki ses. “Ona benzesen de onun gibi değilsin!”
*********************
Yeşil Hançer adlı hikayemden bir paragraf...
Devamı profilimde hikayeler kısmında
#Fantastik
#Hikaye
#YeşilHançer
Acıya karşı zihinsel ve duygusal direnç, yalnızca acıyı şiddetlendirir(ISTIRAP=ACI×DİRENÇ). Bilinçaltımız, kaçınmaya veya bastırmaya yönelik her türlü girişimi kaydeder,böylece kaçınmaya çalıştığımız şey güçlenir.
...
Öz şefkatin güzelliği, olumsuz duyguları olumlu olanlarla değiştirmek yerine, onları kucaklayarak yeni olumlu duygular üretmeye yardımcı olmasıdır.