“İnsanlar için sözcükler, dil, sözlü yapılar öylesine önemli bir hale gelmiştir ki, artık ondan daha önemli bir şey “yoktur. Birisi aniden, "Yangın!" diye bağırdığında, 'yangın' sözcüğü seni anında değiştirecektir. Orada bir yangın olmayabilir... Ama sen beni dinlemeyi kesersin. Durmak için herhangi bir çaba göstermen gerekmez; aniden dinlemeyi keser ve oraya buraya koşuşturmaya başlarsın. 'Yangın' sözcüğü senin imgelemin olur.
Bu şekilde birçok sözcüğün etkisindesin. Reklam işindeki insanlar, imgelemler yaratmak için hangi kelimeleri kullanmaları gerektiğini iyi bilirler. Bu sözcükleri kullanarak seni yakalarlar, pazarın tamamını yakalarlar. Bunun gibi birçok sözcük vardır. Modayla birlikte onlar da değişir.
Bu sözcüklerin ve etkilerinin iyice anlaşılması gerekmektedir. Gerçeği arayan bir kişi, sözcüklerin etkisinin farkında olmalıdır. Siyasetçiler, reklamcılar -hepsi sözcükler kullanırlar ve sözcüklerle öyle imgelemler yaratırlar ki, hayatını bile tehlikeye atarsın; hayatını sadece birkaç sözcük için bir kenara atabilirsin.
Bu sözcükler hangileridir? -'Ulus, 'milli bayrak'- sadece sözcükler. 'Hinduizm'... "Hinduizm tehlikede." diyebilirsin ve aniden birçok insan bir şeyler yapmaya, hatta ölmeye hazır olabilir -sadece birkaç sözcük için! "Ulusumuz hakarete uğramıştır": 'Ulusumuz' nedir? -sadece bir sözcük. Bayrak, bir kumaş parçasından başka bir şey değildir, ama ulusun tamamı bayrak için ölebilir, çünkü birileri bayrağa hakaret etmiştir, onu aşağılamıştır. Bu dünyada sırf sözcükler yüzünden ne büyük saçmalıklar dönmektedir. Sözcükler tehlikelidir; içinde derin etki kaynaklarına sahiptirler. İçinde bir şeyi tetiklerler ve sen de bunlara kapılıp gidersin.”
“Patanjali der ki: İmgelemin anlaşılması gerekir, çünkü meditasyon yolunda sözcüklerin düşürülmesi