Onun sayesinde...
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Öncelikle söylüyorum ki okuduğum açık ara farkla en iyi kitaplardan biri. Okurken yaşadım, yaşarken okudum bu kitabı. Kaç kere başa sardığımı bile unuttum. Her seferinde aynı lezzet ve güzelliği veriyor. Tamam kabul ediyorum kalbimin bir kısmı da yine bu kitaba ait. Kimseye açıklayamadığım duygularımı bu kitaptaki karakterlerde görmek yalnızlığımı bir nebze olsun unutturduğu için hem yazara hem kitaba hem de bütün fellowshiplere çok çok çok teşekkür ederim. Bu kitap olmasa bu kadar harika insanlarla bir araya gelemezdim. Bu kitap olmasa asla yolum kesişmeyecekti bu yoldaşlarla. Kitaptaki her karakter benim hem arkadaşım hem yoldaşımdı evet. Bazı insanlar şey diyor, "Ya onlar gerçek bile değil!" Dostum... Gümüş Yürek oku... Bilmiyorum bazı insanlar hani derler ya benim için kıymeti çok farklı. Açıkça söyleyim ben Damla'ya önyargı duyarak başladım ilk. Bence bir yazar karakteriyle ya da kişiliğinden önce yazdıklarıyla insanın sevgisini kazanmalı. Yazdıklarının önüne geçmemeli. Yazar demek yazılarıyla meydana gelen kişi demek benim için. Bende tam olarak buna tanık oldum ve ön yargımı ilk defa böylece kırmış bulundum. Duygularımı pek dile getirebilen bir insan olmasamda bu kitap bana bunuda yaptırdı. Karanlıkta yanımda ışık, yolumu kaybettiğimde arkadaşım oldu. Umarım benim gibi yalnız olan daha nice insana yol ve ışık olur. Yol sizden yana olsun dostlarım...
Gümüş Yürek 1D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 20241,663 okunma
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 22:20
Bir Kutu Kitap Mayıs ayı aboneliğimden çıkan kitaplardan biri oldu. Her ay gelen kitapları incelerken kapak tasarımına bakıp ‘bu kitap güzele benziyor’ veya ‘bu kitap hiç beni sarmayacak gibi’ tarzında yorumlar yaparım kendi kendime. Mayıs ayında bu kitap benim için ‘hiç sarmayacak’ olan kitaptı, lakin şu an inceleme yazıyorum. Beni şaşırttığı için mutluyum. Kitap ilk başta zaman yolculuğunu anlatıyormuş gibi görünse de aslında geçmişe gitmekle değil, kalpte yıllarca taşınan pişmanlıklarla ilgileniyor. Çünkü insan bazen kaybettiği şeyi değil, ona söyleyemediği son cümleyi özlüyor. Kitaptaki karakterler geçmişe döndüklerinde kaderlerini değiştiremeyeceklerini biliyorlar. İçlerinde yine de bir ‘acaba?’ içeren bir umut olsa bile hiçbiri hayatını yeniden yazmaya çalışmıyor. Onların aradığı şey çok daha içten bir şey. Bir teşekkür, bir özür, bir veda ya da yıllardır içlerinde sakladıkları birkaç kelime oluyor. Bu yüzden kitap boyunca en çok hissedilen duygu burukluk oluyor. Çünkü okurken insan kendi hayatında yarım kalmış şeyleri de hatırlıyor. En çok hoşuma giden şeylerden biri kitabın büyük acıları değil küçük eksiklikleri anlatması oldu. Çoğu zaman insanı kıran şey yaşanan felaketler değil, zamanında söylenmeyen sevgi sözcükleri oluyor. Sevdiğimiz insanların hep yanımızda kalacağını düşünerek ertelediğimiz her şey, bir gün içimizde ağır bir yük haline gelebiliyor. Kitap da bunu oldukça sade ama etkili bir şekilde gösteriyor. Yazarın anlatımı çok gösterişli değil. Cümleleri edebi oyunlarla dolu değil. Ama bu yüzden duygular daha doğrudan ulaşıyor. Okurken sürekli gözyaşı döktüren bir hikaye de değil, daha çok insanın içinde yavaş yavaş büyüyen bir sızı bırakıyor. Sayfalar ilerledikçe fark ediyorsun ki aslında hepimiz hayatımızda bir kez olsun geçmişe dönmek istemişiz.
Edebiyat
Elveda Demeden ÖnceToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 2025604 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·372 syf.··
2026 27. kitabı
400 sayfadan oluşan inanılması güç, tüyler ürperten bir kitaptı. Hep çocuklarımızı tembih ederiz ya sakın yabancılardan bişey olma yeme diye.Peki korumamız gereken kişi yabancı değil de abi,baba, amca, dayı ya da dede ise. Düşüncesi bile mide bulandırıyor En önemli gördüğüm kısımları buraya yazacağım. Sadece çocuklarını korumak isteyen anneler için… Çocukta cinsel davranışlar 3 yaşında başlar bu normaldir ama yaşının üzerinde ayrıntılı şeyler biliyorsa dikkat edin. çocuklar 10 yaşına kadar kurgu bilmezler ve olayı dümdüz anlatırlar. Siz soru sorarken onu yönlendirmeyin,aşırı tepki vermeyin, ağlamayın ya da korkunuzu belli etmeyin ki içine kapanmasın. Resim çizimleri ayrıntılıysa dikkat edin. istismardan şüpheleniyorsanız ilk 72 saat önemli kesinlikle duş aldırmayın, kıyafetlerini yıkamayın delil olarak kullanılır. iyi dokunma ve kötü dokunmayı öğretin.( anne duş aldırırken seni temizlemek amacıyla dokunabilir ama başka kimse dokunamaz ve göremez şeklinde) Hastahanelerde ÇİM yani çocuk izlem merkezi oluyormuş. Buralara başvurulursa çocuğun daha az ifadesi alınır ve daha az örselenir çünkü buralarda hemşire pedagog psikiyatri polis avukat ve savcı gibi birimler birlikte görev alır ve adli görüşme eğitimi almış insanlar bulunur. Umarım bu yazdıklarıma gerek kalmaz kimse kullanmak zorunda kalmaz. Bilgilendirme amaçlı yazdım.Kitapta çocuğa yönelik istismar anlatılırken bu süreç içinde yaşanılan olaylar sırayla anlatılmış, emniyete gelince neyle karşılaşacakları vs izlenmesi gereken yollar falan her şey yazıyor.İnsan kitap okurken ağlar mı? Bazı sayfalarda gözlerim doldu.Okurken dayanamadığım şeyleri yaşayanlar var malesef Film önerisi: Atlıkarınca ve kitapta geçen bir gerçeği anlatan film olan bodrumdaki kız filmi kitap önerisi: Yıkanmak istiyorum (henüz
Kardeşini DoğurmakBüşra Sanay · Doğan Kitap · 20188bin okunma
Uzun İnce Bir Sürgün'deyim
8/10
·136 syf.·
2026 169. kitabı
İzmir'den İstanbul'a gelirken aklımda herhangi bir kitap yoktu. Benim derdim başka şeylerdi. Kullanılmayan istasyonlar, terk edilmiş yapılar, unutulmuş bekleme salonları, insanların çekilip gittiği yerlerde geriye ne kaldığı. Akşama doğru Sirkeci Garı'na vardım. Gün ışığı çekilmeye başlamıştı. Kalabalıkların ilgilenmediği tarafa doğru yürüdüm. Rayların bittiği, seslerin azaldığı yerlere. Orada gördüm onu. Hurdaya ayrılmış eski bir vagon. Boyasının büyük kısmı dökülmüş, camlarının bazıları çatlamış, içi karanlığa terk edilmiş. Kapısı yarı açıktı. Merak edip içeri girdim. Telefonun fenerini açınca yılların bıraktığı izler ortaya çıktı. Yıpranmış koltuklar. Kararmış metal parçalar. Tavana tutunmaya çalışan kablolar. Sanki zaman burada çalışmayı bırakmıştı. Binlerce insanın üstüne oturarak eskittiği bir koltuğa oturdum. Tam o sırada aklıma bir kitap geldi. Aytuğ AkdoğanAytuğ Akdoğan 'ın SürgünSürgün'ü. Kitabı düşünmeye başlamamla birlikte diğer benlerim de ortaya çıktı. Ravi karşımdaki koltuğa geçti. Hiç pencere kenarına oturdu. Münzevi ise koridor boyunca yürüyüp vagona göz gezdirdi. Sonunda durdu.
SürgünAytuğ Akdoğan · Hayykitap · 2021149 okunma
Freud Etkisi Altında Kalmış Bir Kitap: Geçmişe Yolculuk
6/10
·56 syf.··
2026 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 21:01
İnsanların Zweig'ın kitaplarını hevesle okumasına ve beğeniyle karşılamalarına hep özenmişimdir; ama bu hissi şu ana kadar okuduğum hiçbir kitabında da yaşayamamışımdır (ki bu okuduğum 3. kitabı). Zweig'ın önceden okumuş olduğum kitaplarındaki zorlama ahlaksızlık ve cinsellik burada da devam ediyor. Ayrıca Zweig'ın büyük bir ihtimamla Freud'un biyografisini yazdığının farkındayım. Ancak bütün kitaplarına Freud'un etkisi sirayet etmek zorunda mıymış, anlamıyorum. Freud'un biyografisini dünyaya sunduğu için bütün dünya gibi ben de ona müteşekkirim ve eserlerinde ondan aldığı etki, aynı dönemde çıkan birçok esere göre onun eserlerini psikoloji bilimi açısından çok daha gerçekçi kılıyor. Lâkin bu durum da iyi değil: Aşk gibi yüzyıllarca yüceltilmiş bir duyguyu kitap sayfalarında okurlara zihnin gerçekleriyle takdim edemezsiniz. Bu bilimsel gerçeklilikle etkileyici, unutulmaz cümleler kurmanız olanaksızlaşır; kitabın başına gelen de tam olarak bu. Ancak kitaba verdiğim altı puanı getiren iki husus var: Birincisi, geçmişe ve yaşlanmaya dair çok güzel sorgulamalar içermesi. İkincisi ise özellikle kitabın sonundaki dönem Almanya'sının betimlemeleri; benim gibi, İkinci Dünya Savaşı sizin için büyük bir ilgi alanıysa sizin de çok hoşunuza gider. Sonuç olarak, incelemem kötü bir tonda seyretmiş olabilir. Ama bu Stefan Zweig'ın ne kadar değerli bir şahsiyet olduğu gerçeğini hiç de zedelemiyor. Novellaları hâlâ elinize kısa, tek oturuşta bitirebileceğiniz bir kitap almak istiyorsanız biçilmiş kaftan. Ben yine de Zweig'dan umudumu kesmeyip birkaç adet novellasını okuyacağım. Hayatım boyuna okuyacağım hiçbir novellasını beğenmesem dahi okuyacağım biyografileriyle benim hatırımda kendine yer kazanacaktır. Umarım sizler incelememin başında kulaklarını çınlattığım, Zweig'ın eserlerini
Geçmişe YolculukStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202533,6bin okunma
9/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:00
Kızıl YükselişKızıl Yükseliş kitabın evreni sizi içine çekiyor. başka işlerim olmasa elimden bırakamayıp 2- 3 günde bitecek akıcılıktaydı. okurken darrow ile birlikte bende ayaklanmak istedim .Eo'ya onun kadar üzüldüm. arkadaşlarına onun kadar sevgi beslemeye başladım. hepsini yok etmek için aralarına girmiştik ama uluyanlarla bağımız güçlendi ileride bu bir sorun olmaz umarım. enstitü bitti şimdi akademiye ve savaşlara hazırız....
Kızıl YükselişPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20152,530 okunma