7/10
·96 syf.··
2020 253. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2020 00:00
E. H. Gombrich’in “Sanatın Öyküsü” sürekli başucumda duran, mükemmel bir sanat tarihi kaynak kitabıdır. Hak böyle olunca, Gombrich ismini duyar duymaz içimi bir heyecan kaplıyor daima. Ernst Gombrich, 1995 yılında National Gallery’den bir sergi için davet almış. “Sanatçının Gözü” ismini taşıyan konsepte dâhil olan bir sanat tarihçisi olarak, “düşen gölgenin batı sanatındaki tasviri” başlığını belirleyen Gombrich, ilk olarak göz/görme olgusu üzerinde durmuş. Roma döneminin önemli düşünürü Cicero’dan alıntı yaparak, “Ressamların diğer insanlardan daha fazla gölge ve çıkıntı gördüğünü” yazar. “Gölge” kavramının üzerinde durur ve Antik Yunan’da, insanlar öldükten sonra bile gölgeleriyle yaşamaya devam ediyor edildiğini ve somut evren görüşünün farklılaştığını söyler. Buradan hareketle, Platon’un “Mağara Alegorisi”ni örnek verir. “Çünkü gölgesi olan şey gerçektir” der. Öte yandan, Haruki Murakami’nin “gölgesiz veya soluk gölgeli karakterleri” akla gelir... Rönesans’ta doğayı en iyi betimleyen ressamların dahi tuvale aktardıkları cisimlere gölge vermekten çekindiğinden dem vurur ve sebebi de; gölgelerin ahengi bozucu ve rahatsız edici bulunduğu yazar. Hatta Leonardo Da Vinci’nin “Defterler” isimli eserinde sanatçılara gölgeler konusunda tavsiye verdiği yazıları da mevcut kitapta. Gombrich, National Gallery’i ziyaret etmemiz hususunda oldukça ısrarcı ve kendi gözlemlerimizin peşinden koşmamız gerektiğini hararetli bir şekilde tavsiye etmektedir. Biz de, bir gün umarız... diyelim.
GölgelerE. H. Gombrich · Everest Yayınları · 202042 okunma
Doğu Türkistan: Unutulan Bir Coğrafyanın Sessiz Çığlığı
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 14:18
Başta bizzat Doğu Türkistan topraklarına gidip Çin hükümetinin binbir çaba sarf ederek saklamaya çalıştığı, Uygur halkına yapılan zulümleri detaylı ve özenli bir şekilde bizlere aktaran Yusuf Kılınç ve yol arkadaşlarına teşekkürü bir borç bilirim. Bu kitabı okumadan önce BBC’nin bir belgeseline denk gelmiştim. Uygur halkına dayatılan sözde "eğitim kamplarını" ve oradaki insanları görünce, bu işte bir terslik olduğunu hemen fark ettim. Tabii Çin hükümeti, bu durumu tüm dünyaya "eğitim" diye yutturmaya çalıştı. Oysa orada eğitime tabi tutulan Uygurların yüzlerinden, ne hale getirildikleri açıkça okunuyordu: Ruhları çekilmiş ve içindeki tüm değerleri kaybetmiş birer bedenden ibarettiler. Diğer Müslüman coğrafyalarda olduğu gibi, burada da karakterler değişmiyor. İslam dinini düşman belleyen bir topluluk ve zulme uğrayan mazlum Müslümanlar... Gazze, Suriye, Lübnan, Arakan, Keşmir, Sudan ve daha niceleri... Zulmeden ile zulme uğrayan karakter hiç değişmedi. Buradan anlaşılıyor ki baş düşman şeytandı; ancak ondan daha tehlikelisi, yeryüzündeki "iki ayaklı" temsilcileriydi. Bütün İslam coğrafyasını ateşe verenler yine bunlardı. Bazı cahiller ise kalkıp İslam dinine "sıkıntılı" diyerek çamur atıyor. Oysa Müslümanlara nefes alacak alan bile bırakmadınız! İşin tuhaf yanı, eline güç geçirenlerin, kendi halindeki bu Müslüman toplumlara işkence ve tecavüz gibi insanlık dışı zulümlerde bulunmasıdır. Allah aşkına söyleyin; Müslümanların fethettiği hangi beldede gayrimüslimler bu tarz muamelelere maruz bırakılmıştır? Artık söyleyecek söz bulamıyoruz! Kitabı okurken karşılaştığım olaylar tüylerimi diken diken etti. Bir zamanların ilim beldeleri, şu an ne yazık ki cami kalıntıları ve harap edilmiş hayatlarla dolu. Tüm bunlara sessiz kalan Müslüman toplumların payı da
Kayıp Coğrafyanın İzindeTaha Kılınç · Ketebe Yayınevi · 20251,096 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İslam Mistisizminin Navigasyonu
10/10
·495 syf.··
2026 4. kitabı
·
77 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 21:10
İbni Arabi Endülüs evliyası derinliğini ancak derin olabileceklerin sezdiği diğerlerine sığ olabilecek bi hak dostu .. Aslında hakikat de böyle değilmidir ?.. Futuhatı Mekkiye 18 ciltten oluşmuş bir seri tabi günümüz için ismindende anlaşıldığı gibi Mekke de yazıldı bir hac esnasında 1202 de .. Kitabına başlarken Hac esnasında yazdığını değişik haller içinde olduğunu belirtiyor. Tasavvuf büyüklerinden hemen hemen hepsinde olduğu gibi ilham yoluyla ve rüya yoluyla bir takım metafizik doğrulara ulaşmış birisi , benim okuduğum ilk cilt ve iyice anlayabılmek için tekrar tekrar okuduğum kitabında tabi günümüz metinleri ve sadeleştirilmiş hali ile okurken çok zorlandım çok etkilendim kendı deyımımle kalbimi doyurdu … 1.cilt için içeriğe geçecek olursam yaklaşık 500 sayfadan oluşuyor 3/2 lik kısmı ise harflerin anlamlarını içeriyor dediği gibi “Harfler kendileri bir ümmet” bunu idrak ederek okursak az da olsa bi yol katedebiliyoruz… Daha sonra besmele ve Fatiha süresini anlatmiş oldukça hoş bi tefsırı olmuş .. Fatiha tefsirinden küçük bir kesit ekleyeyim buraya “””Kul: 'Hamd âlemlerin Rabbi Allah’adır der. Allah buna karşılık şöyle der: ‘Kulum beni övdü? Kul: ‘(Allah) Rahman ve rahimdir’ dediğinde Allah: 'kulum beni methetti der. Kul: 'Din gününün sahibi dediğinde Allah: 'Kulum beni yüceltti , başka bir rivayette ise ‘kulum işleri bana havale etti’ der. Bu ise İlâhî birlemedir. Bir rivayete göre kul:'Rahman ve Rahim Olan Allah’ın adıyla dediğinde, Allah: ‘Kulum beni zikretti’ der. Kul, ‘Ancak sana ibadet eder senden yardım umarız dediğinde, Allah ‘bu benim ile kulum arasındadır, kuluma istediği verilecektir’ der. Burada kulun istediği ile kast edilen, ihsan ve lütuflardır. Her iki yerde de, iyyâke (ancak sana) kelimesi, İlâhî tekliğe eklenmiştir. Kul: 'Bizi dosdoğru yola
1000Kitap
Fütuhat-ı Mekkiye 1Muhyiddin İbn Arabi · Litera Yayıncılık · 2013332 okunma
Puan vermedi·610 syf.··
2026 2. kitabı
·
138 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 09:11
Çocuklukta yaşanan ağır travmalar insanda ne gibi sonuçlara yol açar, travmalarla insan nasıl başa çıkar, yaşamın başında başa gelen talihsizlikler geri kalan hayatı nasıl etkiler gibi soruların cevabını veren harika bir romandır kendisi. Aynı zamanda varlığına inanılmayan bir hastalık sayesinde işlediği suçlardan beraat eden bir adamın hikayesidir bu kitap. Günümüzde hala varlığına inanılmasa da birçok insan bu hastalıktan muzdarip ve tanı bile alamamış, doğru tedaviyi göremeden yaşamını sürdürüyor maalesef. Psikiyatrinin yetim hastalığı da denen çoklu kişilik bozukluğu tedavisi olmasına rağmen görmezden geliniyor, atlanıyor, tedavi edilmiyor. Umarız bir gün hastalığa karşı farkındalık artar ve birçok hastanın mağduriyeti bir gün giderilir ve insanlar sağlığına kavuşurlar. Billy milligan’a gelirsek 24 farklı kişiliği kendinde barındıran karmakarışık bir insan diyebiliriz. Çocukluğu üvey babasının zülmüyle geçmiş, çocukluğunu yaşayamamış. Hatta hatırlamıyor bile. Çünkü beyni hayatta kalmak için bu anıları silmesi gerekmiş. Ya da başka biri yaşadı bunu diyerek kişilik oluşturması… Geriye kalan paramparça bir zihin, sürekli bilinç ve kişilik değişiklikleri, zaman atlamaları ve unutkanlıklar. Birbirinden farklı isimde ve yetenekte insanlar. Suç işleyen bir lezbiyen Adalana, acı çekmekle sorumlu bir çocuk olan David, tehlike anında ortaya çıkan öfkeli Ragen ve her şeye vakıf bir Öğretmen. Muhtemelen karmakarışık bir hayat. İşlediği suçlardan sonra yakalanmasıyla ömrünün kalanını cezaevinde ve akıl hastanesinde geçirmiş Billy Milligan. Ve maalesef hiçbir zaman kişilikleri onu bırakmamış.
Billy Milligan’ın ZihinleriDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 2020982 okunma
8/10
·105 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 16:26
Bu kadar bolluğun ve bunun getirdiği şımarıklıkla müsrifin eninde sonunda bize cok acımasız bir şekilde döneceğini hissettiren bir kitap. Bir çırpıda okunan insanın içine işleyen hem korkutan hem tiksindiren hem umut ettiren bir kitap... Umarız geleceğimizde bizi böyle günler beklemiyordur...
Günler Aylar YıllarYan Lianke · Jaguar Kitap · 20206,9bin okunma
Puan vermedi·90 syf.··
2026 15. kitabı
Hepimiz peygamber efendimizin nasıl yediğini nasıl uyuduğunu evinde neler olduğunu aşağı yukarı biliriz ama iş uygulamaya gelince yok. O zamanla bu zaman aynı mı diye bir de kılıf hazırlarız. Sofralarımız firavun sofrası gibi envai çeşit yiyecekle doluyken, yumuşacık sıcacık yataklarda yatarken,giymediğimiz onca kıyafet dolap beklerken evimizin mobilyaları son modelken geniş geniş evlerde oturup arabalarla dolaşırken tatillerimizden eksik kalmazken,evlenirken en güzel en kaliteli eşyayı aldırırken,şu kadar altınım olsun kına gecem şurda yapılsın bir gecede on tane kıyafet değiştireyim ama nasıl alınırsa alınsın,evimde bişey eksik olmasın vs şu bu derken bir de peygamberimizle komşu olalım diye cenneti umarız.Yazdıklarım sadece devede kulak. Daha cinsiyet partisi yapılacak o doğacak kafe kapatılıp doğum günü partisi yapılacak eksik mi kalalım canım falanın kızı gelini nasıl yapıyor? Demi? Aaah ahh. Sırf israf Ben buraya nerden geldim ki kitabı tanıtacaktım ama bunları yazmışım
Yeme - İçme Adabıİmam Gazali · Ravza Yayınları · 2020280 okunma