Oysa bir buçuk yıldan fazla zaman geçti ve ben bir dilenciden daha beterim! Dilenci de laf mı?
Tüküreyim dilenciliğe!
Basbayağı kendimi mahvettim! Kimseyle karşılaştırılacak durumda değilim, ahlak dersi falan da istemiyorum!
Böyle bir durumda ahlak dersinden daha abes bişey olamaz!
Ah o kendinden memnun insanlar!
Bu saksağanlar bir kendini beğenmişlikle şatafatlı cevherler yumurtlamaya hazırdır!
Düştüğüm şu halin iğrençliğini ne kadar iyi anladığımı bilseler, bana ders vermeye dilleri varmazdı. Zaten bilmediğim yeni bir şey söyleyebilirler mi bana? İşte asıl mesele!
Asıl mesele şu: Tekerleğin tek bir dönüşüyle her şey bir anda değişir ve dostça şakalaşarak beni kutlamaya ilk gelenler de o AHLAKÇILAR olur.
O zaman şimdiki gibi benden yüz çevirmezler. Hepsinin yüzüne tüküreyim! Neyim ben şimdi? Zero. Peki yarın ne olabilirim? Yarın küllerimden doğup yeni bir hayata başlayabilirim! Tamamen mahvolmadan önce içimdeki insanı keşfedebilirim!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mezarıma gelip de ağlama;
Ben orada değilim, uyumuyorum da...
Esen binlerce rüzgarın kendisiyim.
Kar tanelerindeki elmasvari ışıltılar benim.
Olgunlaşmış tahılların üstündeki güneşim.
Usul usul yağan sonbahar yağmuru gibiyim.
Sabahın sükunetinde gözlerini açmışken
Neşeli kırlangıçlar misali
Halkalar halinde uçan sessiz kuşların
kendisiyim.
Geceleyin parlayan narin yıldızlar, benim.
İşte bu nedenden ki mezarıma gelip de
ağlama
Ben orada değilim, daha ölmedim."
Mary Elizabeth Frye
Eğer sevginiz sevgi doğurmuyorsa bu, sevginizin sevgi üretmediği anlamini taşır. Eğer seven kisi olarak yaşamınızı ortaya koyuyor ama sevilen bir kisi olamıyorsanız, sevginiz güçsüzdür. Sanssiziktir."