Mehmet Umay

Mehmet Umay
@umay_mhmt
Denizi olmayan bir kentin surlarına aşık.
Oysa bir buçuk yıldan fazla zaman geçti ve ben bir dilenciden daha beterim! Dilenci de laf mı? Tüküreyim dilenciliğe! Basbayağı kendimi mahvettim! Kimseyle karşılaştırılacak durumda değilim, ahlak dersi falan da istemiyorum! Böyle bir durumda ahlak dersinden daha abes bişey olamaz! Ah o kendinden memnun insanlar! Bu saksağanlar bir kendini beğenmişlikle şatafatlı cevherler yumurtlamaya hazırdır! Düştüğüm şu halin iğrençliğini ne kadar iyi anladığımı bilseler, bana ders vermeye dilleri varmazdı. Zaten bilmediğim yeni bir şey söyleyebilirler mi bana? İşte asıl mesele! Asıl mesele şu: Tekerleğin tek bir dönüşüyle her şey bir anda değişir ve dostça şakalaşarak beni kutlamaya ilk gelenler de o AHLAKÇILAR olur. O zaman şimdiki gibi benden yüz çevirmezler. Hepsinin yüzüne tüküreyim! Neyim ben şimdi? Zero. Peki yarın ne olabilirim? Yarın küllerimden doğup yeni bir hayata başlayabilirim! Tamamen mahvolmadan önce içimdeki insanı keşfedebilirim!
Reklam
Eğer sevginiz sevgi doğurmuyorsa bu, sevginizin sevgi üretmediği anlamini taşır. Eğer seven kisi olarak yaşamınızı ortaya koyuyor ama sevilen bir kisi olamıyorsanız, sevginiz güçsüzdür. Sanssiziktir."
Kendi kendini aldatmak, başkalarını kandırmak kadar basit değildir.
Her türlü zorbalığın toplum tarafından makul ve yerinde bir gereklilik olarak karşılandığı, beraat kararı gibi her türlü merhamet göstergesinin toplumda tatminsizlik ve intikam duyguları uyandırdığı bir dünyada adaleti düşünmek gülünç değil midir? #altıncıkoğuş
—Senin aradığın kadın dünyada yok, dedi. —Var! O olmasaydı ben olmazdım. Bu şehirde yaşıyor. Bir gün bulacam onu. —Bulamazsın. Öyle kadın olmaz.
Reklam