Batı Trakya Türklerinin yaşadığı bir zorluklar -aslında zorluk demek az kalıyor bir nevi işkence politikası bir nevi soykırım - romana konu olmuş.
Romanın başında Yunan'in baskısından işkencesinden Türkiye'ye bir kayıkla kaçan Mehmet'in yazara anlattıklarından yola çıkılarak Batı Trakya Türklerinin sesi olmak amacıyla yazılan bu roman gerçekte de Emine Hanım'a anlatılanlardan yola çıkılarak yazilditmi bilmiyorum ama öyle olduysa da şaşırmam.
Kitabın ilk sayfasında yazar Mehmet'in ve karısı Sakine'nin ahvalinden bahsediyor ve kitapta adını sıkça gördüğümüz Bekir, Selim, Nazlı ve daha nicesinin nasıl olduklarını bilmediğini bize söylüyor.
Aslında o kadar akıcı dili vardı ki kitabın ama ben sırf nazlı ve bekir'in hikayesinin kötü olacağını hissettiğim için geciktirdikçe geciktirdim bitirmeyi...
Hem devamı olsa da okusam dediğim hem de yerinde mi bitti acaba dediğim bir kitap oldu.
Ama Nazlı ve Bekir bir müddet siz benim akımda yer edeceksiniz bundan eminim